17 Ağustos 2019, Cumartesi

BİR ZAMANLAR İTALYA’DA | PARMA CALCIO 1913

Futbolu insan yaşamının bir prototipi olarak düşünmüşümdür hep. Statları, sahaları, taraftarlıkları, karşılaşmaları günlük hayatın yansımaları olarak görmeye başladığınız zaman oyunu yalnızca saha içinden ibaret görmeniz çok da mümkün olmuyor. Zaten oyunun sosyolojik altyapısını deşmeye bir bulaştınız mı “futbol sadece futbol mudur?” sorusu üzerine sayfalarca bir şeyler yazabileceğiniz malzeme geçiyor elinize. 

Kazanırsınız, kaybedersiniz, bazen kendinize nefes aldırır bazen bir şehri yaşatırsınız. Tribünde bir olur yine tribünde ayrışırsınız. Gelinen noktada aslında para her şeyin kapısıdır ama bir tas çorbamız olsun romantikliğinde arma için yaşayan insanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Takıma kızarsınız, yılların oyuncusuna kızarsınız, hocaya kızarsınız, bazen okkalıca arkalarından sayarsınız. Kendinizde de hak görürsünüz ha! Sonra gider yine ona sarılırsınız. Tribüne kültürünüzü taşırsınız, sınıfsal ayrılıklarınızı taşırsınız, hayal dünyanızı taşırsınız. Efsanelerden, anlatılardan güç alırsınız. Stadınız kutsal mabedinizdir. Bazen iflasa çok yakın olduğunuz anlar olur, bazen dibe vurduğunuz ve bazen de her şeye yeniden başladığınız. Kimi zaman hiçbir şey düzelecek gibi değildir kimi zaman olur küllerinizden yeniden doğarsınız. İşte anlattığım bu dünya içinde dünyada, bir takımdan bahsedeceğim size. Aslında 90’larda futbolun heyecanını yaşamış pek çoğunuz biliyor bu hikâyeyi ancak yine de metinleştirilmiş olma konusunda kendimce bir eksik gördüm ve sıvadım kolları. 

Sarı-lacivert renkler; BuffonluCannavaroluThuramlıCrespolu zamanlar, “Ama hiç lig şampiyonlukları yok ki abi!” karşı duruşları… İtalya’nın Parma şehri temsilcisi aynı adlı kulübünü Türkiye’de hâlâ bu tür pek çok esintiyle yad etmeniz mümkün. Herkes sempatisini anlatırken takımın farklı bir noktasından tutabilir ancak birçok Parma severin dilinde ortak bir ifade vardır: “Bir zamanların rüya takımı.”

Renklerini 16-19’uncu yüzyıllar arasında hüküm sürmüş Parma Dükalığı’ndan alan takım ilk olarak şehirde doğan ünlü besteci Guiseppe Verdi’nin anısına Verdi Fc olarak 1913’te çıktı futbolun tarih sahnesine. Ancak henüz yıl bitmeden adını Parma olarak değiştirdi. O yıllarda, şehri temsil edecek olan bu küçük kulübün ileride estireceği fırtınayı kimse hayal dahi edemezdi. 80’lerin ortasına değin İtalya’nın yarı profesyonel ligleriyle ikinci ve üçüncü ligleri arasında mekik dokuyan Parma, ilk dört yapraklı yoncasını Arrigo Sachi ile buldu. Milan’ın efsane hocası olmadan hemen önce Parma’dan geçen yolunda takımı bir daha hiç düşmemecesine -takımın yakasını talihsizliklerin bırakmadığı şu yakın döneme kadar- 2’inci lige kadar çıkarmayı başardı teknik adam.  Onun arkasından gelen Zeman(1987) ve Vitali(1987-89) ise şehir halkının 1’inci lig susuzluğuna çare olamadılar. Serie A ile ilk buluşmanın adı Nevio Scla’ydı. 1989’da takımın başına gelen İtalyan hoca 1990 yılında ekibiyle birlikte ülke futbolunun en üst düzey ligine adım attı. Asıl peri masalı bundan sonra başlayacaktı. Tabi Parmalat gıda şirketinin de finansal desteğiyle birlikte.  İtalya’nın Kayserili iş adamı Calisto Tanzi 20’li yaşlarında kurduğu küçük çaplı pastörizasyon şirketini yıllar içinde değeri milyar dolarları bulan dev bir gıda markasına dönüştürmüştü. Yatırım olarak kendine bir Formula 1 takımı alan, bir kanal ve seyahat acentesi açan Tanzi ses getirecek asıl plasmanı ise Parma’ya sponsor olarak yaptı. 

Serie A’daki ilk sezon öncesi başta İsveç’in bebek yüzlü bombacısı Tomas Brolin ve Brezilyalı 24’lük kaleci Tafferel olmak üzere Georges GrünGiovanni SorceStefano Rossini gibi isimlerin takıma transferleri gerçekleştirildi. Sezon sonunda yerini 6’ıncı sırada alan Parma yedi kız kardeşten* biri olacağını adeta ilan ediyordu. Bir sonraki sezon takıma Di ChiaraBenarrivoBalotta takviyeleri yapıldı. İtalyan ekibinin bu kadroyla çıktığı İlk Avrupa arenası tecrübesi ise beceriksizlikle sonuçlandı. Henüz ilk turdan evlerinin yolunu tutmuşlardı. O sezon başarı İtalya Kupası’yla birlikte geldi. Parma temsilcisi final ikinci maçında Baggiolu Juventus’u geçerek kupayı kaldıran taraf oldu. 

1992’de Parma sezona başlarken kadrosunda Kolombiyalı Speedy Gonzales Asprilla vardı. O Asprilla Milan’ın 58 maçlık gol yememe rekorunu San Siro’da ağlara gönderdiği topla tuzla buz edecekti. Sezona İtalya Süper Kupa’sıyla başlayan takım bu sefer Avrupa sahnesinden de kupayla ayrıldı. Final karşılaşmasında Belçika’nın Antwerp takımını 3-1 mağlup ederek 1993 Kupa Galipleri Kupası’nı müzelerine götürmeyi başardılar. Lig macerası ise 3’üncü sırada bitiyordu. 94-95 sezonunda Dino BaggioSensiniFernando Couto gibi isimlerle takımın taze kan ihtiyacı yeniden karşılanmıştı. O sezon sarı-lacivertle siyah-beyazın mücadelesi olarak İtalya futbolunda dillerde dolaştı. Lig mücadelesinde, İtalya Kupası finalinde, Uefa finalinde mücadele ettikleri takım Juventus olmuştu. Scala ve takımı bu savaştan bir Uefa Kupası ve bir lig 3’üncülüğü ile ayrıldı. Durgun ve kupasız geçen bir sonraki yılsa teknik direktör Nevio Scala’nın alın yazısını belirlemiş oldu. Yönetim 7 yıllık başarılarla dolu sürecin ardından Scala ile yollarını ayırıp eski futbolcuları Ancelotti’yi göreve çağırdı. BuffonThuramCannavaroCrespoChiesa, Ze Maria, Mario Stanicli o kadro şampiyonluğa çok az kala Juventus’un 2 puan arkasında sezonu 2’inci olarak tamamladı ve Şampiyonlar Ligi’ne gitmeye hak kazandı. Devler Ligi’nde Dortmund, Sparta Prag ve Galatasaraylı gruptan başarılı bir sonuç elde edemediler. Turnuvadaki kaderlerini belirleyen adamsa Parma’nın yükselme devrini inşa eden dönemin Dortmund teknik direktörü Nevio Scala olmuştu. Aynı sezon gelen lig 6’ıncılığı “şampiyonluk” diye gözü dönen başkanı tatmin etmedi. Ancelotti gitti yerine Parma’nın belki de en akıllarda yer etmiş efsane kadrosunun başında olacak adam Alberto Malesani geldi. 

Tarihinin en uçuk bonservis harcamalarını yaparak 98-99 sezonuna girdi Parma.  Abel BalboSebastian Veron, Diego FusherAsprilla gibi transfeler başkanın ligi ne kadar istediğinin en büyük kanıtıydı. Uefa Kupası’nda mücadele sallantılı başlamıştı. İlk turdaki rakip Fenerbahçe sahasında İtalyan ekibini 1-0 yenince kulüp içinde fısıldaşmalar kendini koyvermişti bile. Neyse ki bu yenilgi Parma’nın Kupa boyunca deplasmanda yenilgi aldığı iki maçtan biri olarak kaldı ve Malesani’nin takımı finalde Marsilya’yı CrespoVanoli ve Chiesa’nın golleriyle 3-0’lık net bir sonuçla turnuvanın dışına iterek yine kazanan tarafa yerini aldı. Avrupa futbolunda vitrini koca bir yer kaplıyordu artık. Ancak her şeye rağmen yine arzu edilen olmamış lig 4’üncü sırada bitirilmişti. Ne yazık ki bundan sonra da beklenilen olmayacaktı. O efsane sezonun ardından birkaç yıl daha inişli çıkışlı bir rota çizerek yoluna devam eden Parma’nın rüyadan uyanma vakti gelmişti artık. 

Demiştim ya İtalya’nın Kayserili iş adamı. Paranın sıcak yüzü Parma ve Parmalat’ın sahibi Tanzi’ye pek tatlı gelmiş iş adamı global çapta bir şeyler yapmak arzusuyla pek çok yatırım yapmış ve pek çok girişimde bulunmuştu. Ancak zurna bir yerde “zırt” diyecek Tanzi ve şirketi dünya çapında ses getirecek ekonomik bir skandala imza atacaktı. Şirkete borç veren Bank Of America’nın başlattığı araştırma sonucunda, Parmalat’ın kasasında bulunması gereken 4 milyar Euro’nun ortadan kaldırıldığı anlaşıldı. Para çeşitli muhasebe hileleriyle Cayman Adaları’na aktarılmıştı. 6 milyar Euro borcu olan şirketin 4 Milyar Euro’su olduğu ortaya çıkınca ortalık karıştı, Tanzi yolsuzluk suçuyla kendini hapiste buldu. Kulüp iflasını açıkladı ve Parma sahipsiz olarak ortada kaldı. 

2007’de iş adamı Tomasso Ghirardi 30 Milyon Euro karşılığında satın aldı kulübü. Tabi bu yeni bir başlangıç olabilirdi ya da yeni bir kâbus. Ghirardi vizyon ve yeniden yükseliş vadediyordu. Teknik direktörler geldi, gitti. Takıma pek çok oyuncu transfer edildi. Öyle ki 2013 yılında çoğu gençlerden oluşan 260 transfer yapıldı. Tomasso borç üzerine borç yaptığı yetmezmiş gibi kulübün gelecek yıllardaki yayın gelirlerini de yayıncı kuruluştan bir şekilde almayı başarmıştı. İş içinden çıkılmaz bir hâl alınca kulübün başına önce Pietro Doca yaklaşık 50-55 gün sonra da-Doca ancak o kadar dayanabilmişti.- Fabio Giordano getirildi. Bir süre sonra da Giampietro Manenti sembolik bir bedelle Parma’yı satın aldı. Tam 1 Euro. Manenti, yaptığı açıklamada zamanlarının kısıtlı olduğunu ve bu nedenle hızlı şekilde yol almaları gerektiğini belirtiyordu. Oyuncuların ücretleri aylardır ödenmiyordu, 200 milyon Euro’yu aşkın borç vardı. Avrupa’da ve ligde yaptırımlar kapıdaydı. Tesislerde duş alacak sıcak su dahi yoktu. Ne var ki yeni başkanın da içmeye ayranı yoktu. Kulübün belini hiçbir şekilde doğrultamadığı gibi bir de kulübe akladığı kara parayı sokmaya çalışırken yakalandı ve sonuç yine hüsran. Başkan tutuklandı, kulüp borçlarını ödeyebilmek için yedek kulübesi koltuklarını dahi sattı. Oyuncular her şeye rağmen sahaya çıkmaya devam etti. Bir zamanların rüya takımı ligi son sırada bitirip küme düştü. Ve en sonunda borçlarını ödeyemediğini ve iflas ettiğini açıkladı. İtalyan mahkemesi kulübün satılmasına ve açık arttırmanın 20 Milyon Euro’dan başlamasına karar verdi. Böylece takım mücadelesine 2’inci ligden devam edebilecekti. Fakat hiç kimse 250 Milyon Euro’yu aşkın borcun altına girecek cesareti gösteremedi.  Alıcı bulamayan kulüp Haziran 2015’te Serie D’ye (amatör küme) düşürüldü.

Düştüğünüz zaman arkanızdan itekleyeniniz yoksa eğer bir şekilde kendiniz ayağa kalkabiliyorsanız hikayeniz devam eder. Öyle ya da böyle, iyi ya da kötü. Belki eskisi gibi olmayarak ama var olmaya devam ederek. Parma 2015 yılında amatör kümeye düşürüldüğünde pek çok kişi onun tarihin tozlu sayfalarına hapsolacağını düşünüyordu. Ancak onlar ayağa kalkmak için ilk büyük adımı attılar. 4’üncü lige düştükten 3 yıl sonra Serie A’ya tekrar çıkmayı başardılar. Her ne kadar geçtiğimiz sezon 1’inci ligdeki tecrübeleri oldukça zorlu ve küme düşmeme yarışında geçmiş olsa da.

Parma Calcio 1913. Enine çizgili bir takımın küllerinden doğuş hikayesi. Buffonlu, Sensinili,Thuramlı, Cannavarolu, Crespolu, Dinolu, Veronlu, Asprillalı o efsane kadroya özlemle…

*Yedi Kız Kardeş: İtalya futbolunda Milan, Juventus, Inter, Roma, Lazio, Parma ve Fiorentina’nın olduğu gruba verilen ad.
 

About Zübeyde Özcan

Futbol izler/okur/yazar.

Check Also

“SÜRECE GÜVEN” | Philadelphia 76ers

Allen Iversonlar, Moses Malonlar, Julius Ervingler, Wilt Chamberlainler kimler geldi kimler geçti bu takımdan… Çok ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/