18 Ekim 2019, Cuma

DALLAS MAVERICKS | 14-11

Batı Konferansı’nda bu sezon hem pozitif anlamda hem de negatif anlamda birden fazla sürpriz takım performansları izledik. Dallas Mavericks de bu sürprizlerden biri. Dallas bu yaz çok önemli 2 transfer yaptı; draft’tan takas yoluyla Luka Doncic’i kadrosuna katan Mavs, daha sonrasında ise 3 sezon önce de almaya çok yaklaştığı DeAndre Jordan’i serbest oyuncu piyasasından transfer etti. Sezon başında aslında performans ve skor olarak mevcut çizgilerinin çok altında başlamışlardı. Lige 11 maçta 3 galibiyet ile baslayan Dallas, sonraki 12 maçta ise 9 galibiyet alarak bir anda kendini play-off potasında buldu.

Bu denli bir farkın elbette birden fazla sebebi var. Öncelikle Harrison Barnes’in sakatlığını atlattıktan sonra yavaş yavaş performansını arttırması bu takıma kesinlikle ciddi artı değer kattı. Barnes yokken forvet bölgesinde hem kendi skorunu yaratabilen hem de birden fazla pozisyon savunabilecek bir oyuncu eksikliği göze batmıştı. Dorian Finney-Smith çok iyi bir savunmacı olmasına rağmen işin hucum sahasında sabit şutörlükten fazlasını katamayan bir oyuncu. Barnes da ilk maçlardaki dalgalı performansının ardından 12 Kasım’da oynanan Chicago maçıyla forma girdi ve Mavs de o tarihten itibaren üst üste galibiyetler almaya başladı.

Takim maç yapmaya başlayınca oyuncuların rolleri de netleşti. Sezon başında DSJ çok daha fazla topla oynarken artık ana oyun kurucu ve karar verici rolünü Luka Doncic’e vermişe benziyorlar. Dennis Smith Jr. sabit şutör olarak oynuyor, potaya cut yapıyor, açık alanda etkili oluyor ve yeri geldiğinde Luka’nin üzerindeki yükü alıp delici özelliğiyle potaya giderek skor buluyor veya takim arkadaşlarına servisler yapıyor.

Koç Rick Carlisle artık rotasyonu da daha sağlıklı bir şekilde ayarlıyor. Carlisle sezon başında NCAA şampiyonu Villanova’dan draft ettikleri çaylak Jalen Brunson ile veteran guard JJ Barea’yi aynı anda sahaya sürüyordu ve takım ciddi oranda savunmada problem yaşıyordu. Brunson’i ana rotasyondan kesip yerine Devin Harris’i koyunca ve Barnes ilk 5’e dönüp Dorian Finney-Smith benche gelince ikinci 5’in savunması toparlanmaya başladı. Belki ligin en kaliteli benchine sahip değil Rick Carlisle ancak koç elindeki bench oyuncularını harika kullanıyor. Özellikle Powell ve Kleber’in, JJ Barea’nin önderliğinde, kendilerine verilen rolde bu sezon su ana kadar çok önemli katkı verdiklerini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

Ayrıca Rick Carlisle’in rakip takımlara göre maç planı hazırlaması ve takıma yaptığı ince dokunuşlar da kesinlikle bu kazanılan maçlarda çok ama çok değerli oldu. Örnek vermek gerekirse mesela DeAndre Jordan bir Utah Jazz maçında tam 9 asist yaptı. Bunun sebebi ise çok basit. Rudy Gobert ligin en özel çember koruyucusu ve onu mümkün olduğunca potadan uzaklaştırmak gerekiyor. Tam da bu yüzden o maçta Gobert sahadayken Luka-DJ pick&rollerini çok daha az görmüştük. Peki DeAndre nasıl 9 asist yaptı? Tepede topla buluşup ya sutörleri handoff’la besledi (Gobert çıkmayınca istedikleri şutları buldular genel manada) ya da potaya cut yapan takım arkadaşlarını çok güzel buldu. Esasında benzer oyunları diğer maçlarda da görebiliyoruz ancak o Utah maçında normalinden çok daha fazla kullanmışlardı DJ’in pasörlüğünü . DJ kariyeri boyunca maç başına 0.8 asist yapan bir pivot ancak Dallas’ta asist ortalamalarını 2.2’ye çekmiş durumda. Bu sezon oyun kurma konusunda da (belli oranda) katkı verdiği söylenebilir Jordan’ın.

Jordan’in Utah maçının yanı sıra diğer maçlarda farklı isimlere farklı roller verdiğini ve rakiplerin savunma stratejilerine göre yine hücum setleri çizdiğini görüyoruz koçun. Bu sezon 114-110 kazandıkları Clippers maçında -Doncic oynamamıştı- rakip kısalar üzerinden bol bol post-up oynatmıştı Wesley Matthews ve Harrison Barnes’a. Yine Wes Matthews’in o maçta 4 asist yapması tesadüf değildi.

Son bir örnek olarak da deplasmanda kazandıkları Houston Rockets maçını verebiliriz. Houston’ın eşleşmeli alan savunması gibi başladığı daha sonrasında da her perdeyi switch yaptığı savunma stratejisine karşı Dallaslı oyuncuların birçok pozisyonda slipscreen yaptıklarını, bir başka deyişle perdeleri fakelediklerini ve bu sayede maça %100 konsantrasyonla çıkmamış olan Houston’a karşı farklı galip geldiklerini gördük (o maçta JJ Barea’nın da hakkını teslim etmek gerekiyor, 2. yarıda fark kapanmaya başlamışken sorumluluk alıp tekrardan düzeni oturtmuştu).

Dallas’in Hücum Planı Kısaca Nedir?

Dallas’in temel planı Luka Doncic-DeAndre Jordan’ın oynadığıi tepe pick&roll’u diyebiliriz. Bu oyunlarda rakip savunmanın uyguladığı stratejiye göre sonuca gitmeye çalıştığını görüyoruz. Doncic perdeyi aldıktan sonra potaya gidiyor ve yardım geliyorsa zayıf taraftaki şutörleri çok güzel buluyor. Yardım gelmiyorsa da rakip 5 numaranın pozisyonuna göre ya kendi bitiriyor ya da içeri devrilen DJ’e asist yapıyor. Hatta bu pick&roll oyununa şutörlerden birini de dahil edip onlara tepede üçlük attırdıklarını da görebiliyoruz. Benzer planı ikinci 5’te JJ Barea ve Dwight Powell ile de uyguluyorlar. Doncic ve Barea’nın, perdeyi aldıktan sonra kalçalarını kullanarak rakip guardlar ile top arasına mesafe koymaları bu oyunlarda en çok dikkatimi çeken detayların başında geliyor. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz gibi DeAndre Jordan tepede topla buluşup cutterları ve (dribble) handoff’larla şutörleri topla buluşturmaya çalışıyor.

Tüm bunların yanında Doncic’in pasörlügünü de mümkün mertebe kullanmaya çalışıyor Rick Carlisle. Sadece pick&roll oynatmıyor Doncic’e. Defalarca Luka’nın postta topla buluşup Barnes ve Matthews gibi şutörlerin perdelerden çıkıp üçlük attığı veya potaya penetre ettiğini gördük. Hücumda işler yolunda gitmediğinde ise Doncic’in stepback üçlüklerine başvurduklarını söyleyebiliriz. Luka Doncic çok önemli bir sorun çözücü olduğunu Euroleague’den sonra NBA’de de gösterdi.

Dallas’ı Bekleyen Tehlikeler Neler?

Dallas’ın ilk 5’inde oynayan Luka Doncic, DSJ ve DeAndre Jordan’ın çok net savunma defoları var. DJ kısa karşısında switch yapamadığı için genelde dışarıya çıkmıyor ve bu, rakip kısaların perde çıkışında boş üçlük bulmaları anlamına geliyor. Ayrıa DeAndre pota altı savunmasında da ciddi manada aksıyor. Birçok defa yanlış pozisyon aldığını ve yardım getirmesi gereken anlarda o yardımı getirmeyip kendi adamında kaldığını gördük (çok net kendi istatistiklerine oynuyor). Luka ise atletizm sorunu ve vücudunun henüz NBA seviyesine ulaşmamış olması nedeniyle çok zorlandığı da su götürmez bir gerçek. Dennis Smith Jr. ise atletik olmasına rağmen savunma bilgisi ve eforu eksik olduğu için, onun da takım savunmasına yararından çok zararının dokunduğunu görüyoruz.

Rakip takımlar savunma sertliğini belirli bir seviyenin üstüne çıkardığında Doncic’in fena bocaladığını ve dolayısıyla takımın da hücumda durduğunu gözlemleyebiliriz. İşler yolunda gitmediğinde koç Rick Carlisle JJ Barea’ya başvuruyor ve o da şu ana kadar oldukça iyi bir performans sergiliyor. Lakin Barea her zaman benchten çift haneli skor üreterek gelemez ve onun performansının düşük olduğu maçlarda kazanma konusunda ciddi problemler yaşıyorlar. JJ bu sezon 9 maçta tek haneli rakamlarla sayı attı ve Mavs bu maçlarda sadece 2 galibiyet alabildi.

Dennis Smith Jr.’in rolünün yavaş yavaş oturmaya başladığından bahsettik ancak beklenilen sıçramayı yapamadı henüz ve bu da ilerleyen maçlarda takımın başına daha da büyük dertler açabilir. Doncic her ne kadar kolejden gelen çaylaklardan çok daha yüksek seviyede yıllardır maç oynamış olsa da onun da henüz 19 yaşında olduğunu ve performansının bir yerden sonra düşebilecegini unutmamak gerekiyor. DSJ bu maçlara ne kadar ağırlık koyabilecek bunu hep birlikte göreceğiz.

Ayrıca Dallas iç sahada 12 maçta 10 galibiyet aldı ancak bu performansı deplasmanlara taşıyamadığını görüyoruz(2-9). İç sahada bu galibiyet oranıyla devam etmelerini de pek mümkün görmüyorum doğrusu.

Dallas Mavericks su ana kadar sezonun en güzel hikayelerinden biriydi. Su Batı Konferansı’nda play-off yapmaları tabii ki çok ama çok zor ancak Rick Carlisle’ı tekrardan yarışmacı bir takımın başında görmek kesinlikle çok güzel.

Sağlıcakla kalın.

About Fethi Çakmak

Check Also

Armaya Adanan Hayat: BEKİR ÇINAR

  15 Aralık 1995 Belçikalı Jean-Marc Bosman, Avrupa Adalet Divanı’na açtığı davayı kazandı. Bu karara göre ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/