18 Ekim 2019, Cuma

Dünya Kupası Teknik Direktörleri

Dünya Kupası’na sayılı günler kaldı. Oyuncuların, teknik adamların ve taraftarların heyecanla beklediği turnuva geldi çattı. Son günlerde teknik direktörlerin kadro tercihleri en çok konuşulan konulardan biri oldu. Özellikle kupaya yakın gözüken takımların kadroları çok konuşulur. Oyuncu havuzları geniş olduğu için doğru tercihleri yapmak hayli zorlaşır. Gözlemlediğim kadarıyla bu çerçeve içerisinde önemli bir konu es geçiliyor. Teknik Direktörler… Sahada mücadele veren oyuncular ancak bu oyuncuları doğru şekilde seçip yöneten de teknik direktörlerdir. Birçok Dünya Kupası’nda favori takımların kadrolarına bakınca “Herhalde yarı finali hiç olmadı çeyrek  finali görür” diyoruz. Ancak o takımlardan bazıları gruplardan bile çıkamıyor. Demek istediğim Dünya Kupası’nda başarılı olmak için kaliteli oyunculara sahip olmak yetmiyor. Bundan daha da önemlisi teknik direktörlerin uygun kimyayı oluşturup, sabırla takımı zirveye ulaştırması gerekiyor.

Teknik Direktör Seçimi

İşin biraz daha temeline inelim. Ülke federasyonları Dünya Kupası ya da Kıta Şampiyonaları sonrasında başarı beklentilerine göre teknik direktörü seçerler. Aslında buradaki seçim kriterleri oyuncu seçimleri ile benzerdir. 2 ana kriter vardır. İlki tecrübe, ikincisi beceri. Teknik direktör tecrübesinden kastım ulusal takım ya da kulüp turnuvalarında ne kadar yer aldıkları ve başarılı olup olmadıkları ile ilgilidir. Beceri ise yakın zamanda başlayacak olan elemelerde ve devamında yapılacak olan Dünya Kupası ya da Kıta Şampiyonaları’nda takımı hedefe ulaştırabilecek beceriye sahip olup olmamasıdır.

Tecrübeye Göre Genel Bakış

Teknik direktörlerin uluslararası turnuvalardaki durumuna daha yakından bakalım. Vereceğim bilgiler şampiyonaların finallerini dikkate alarak hazırladığım verilerdir. Elemeler bu verilere dahil değildir.  32 teknik direktörün 11’i daha önce hiçbir takımla uluslararası turnuvalara katılmamış. Bunlardan en çok dikkat çeken İspanya, Brezilya, Sırbistan, İngiltere ve Belçika’nın başındaki teknik direktörler. Daha önce Dünya Kupası’nda yer alan sadece 8 teknik direktör var. Uruguay’ın başındaki Tabarez 3 kez katılmış. Bu konuda onu takip edenler 2’şer kez ile İran, Almanya ve Kolombiya’nın teknik adamları. Portekiz, Fransa, Avustralya ve Arjantin’in başındaki isimler ise 1’er kez Dünya Kupası’nda yer almışlar. En çok tecrübeli 3 isim Tabarez, Löw ve Kolombiya’nın başındaki Pekerman. Tabarez 3 Dünya Kupası, 4 Copa Amerika ve 1 kez Federasyon Kupası’na katılmış. Almanya’da Löw 3 Avrupa Şampiyonası, 2 Dünya Kupası ve 1 kez de Federasyon Kupası gördü. Kolombiyalı Pekerman ise 2 Dünya Kupası, 2 Copa Amerika ve 1 kez Federasyon Kupası’nda mücadele etmiş. Fas milli takımını yöneten Renard ise son 5 Afrika Kupası’na katılarak kırılması güç bir rekora imza atmış. İran ve Fas’ın başındaki isimler kariyerleri boyunca 4 farklı milli takımda görev aldılar ve zirveyi paylaşıyorlar. Dünya Kupası’nı 2014 yılında kazanan Löw 32 menajer içinde kupayı kazanan tek isim.

Dünya Kupası’nı Kazanan Son 3 İsim

2006 Dünya Kupası’nı Marcelo Lippi İtalya milli takımı ile kazandı. 2004’te göreve geldi. Daha öncesinde milli takım tecrübesi olmamasına rağmen Juventus’un başında 400’den fazla maça çıkmıştı. Inter, Napoli ve Atalanta gibi takımlarda 120’ye yakın maç yönetti. Bu süre zarfında 5 İtalya Ligi, 4 İtalya Süper Kupası ve 1 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. 2006 öncesinde milli takım başarısı olmamasına rağmen İtalya’da kazandığı başarılar ortada.

4 yıl sonra bu sefer kazanan İspanya’nın başındaki Del Bosque oldu. Bu kupa hem onun hem de İspanya’nın kazandığı ilk ve tek Dünya Kupası olarak tarihe geçmesini sağladı. Bu kupadan önce 2009’da katıldığı Konfederasyonlar Kupası’nda 3.’lük elde etti. Lippi’nin aksine 2010 yılına kadar fazla takım çalıştırmadı. İspanya macerasının dışında hatırlayacağınız üzere 2004-2005 yılları arasında Beşiktaş’ı çalıştırdı. Beşiktaş ile kupa kazanamadı ancak daha öncesinde Real Madrid ile 2 lig 2 de Şampiyonlar Ligi kazandı.

Son olarak 2014 yılında Almanya’nın başındaki Joachim Löw bu kupanın sahibi oldu. O da ülkemizde görev aldı. Fenerbahçe’nin başında kısa bir süre görev aldı. Adanaspor’da ise maça çıkmadan görevden ayrıldı. Almanya ve Avusturya’daki çeşitli takımlarda yer aldıktan sonra 2006’da Almanya’nın başına geçti ve hala devam ediyor. 2014’e kadar önemli bir kupa kazanamasa da Almanya’yı hem Avrupa Şampiyonaları’nda hem de Dünya Kupaları’nda her zaman zirvenin bir adım gerisine çıkarmayı bildi.

2018 Dünya Kupası’nın En Tecrübeli 3 Teknik Direktörü

Dünya Kupası’na katılma konusunda en tecrübeli isimleri söylemiştik. Bunu kariyerleri boyunca çıktıkları maç sayısına göre biraz daha genişletelim. Bazı istatistiklere son zamanlarda milli takımlarla oynanan hazırlık maçları dahil değildir. 3. sırada Fransa’nın başındaki Didier Deschamps yer alıyor. Fransa’nın yanı sıra Marsilya, Monaco ve Juventus’un başında toplam 484 maça çıktı. Özellikle 2009/2012 sezonları arasında Fransa’da Marsilya ile kupalara ambargo koydu. 3 sezonda 1 lig, 3 lig kupası ve 2 Fransa süper kupası olmak üzere toplam 6 kupa kaldırdı. Daha sonra Fransa Milli Takımı’nın başına geçti. Hatırlayacağınız üzere 2016 Avrupa Şampiyonası’nda Fransa’yı finale taşıdı ancak kupayı Portekiz’e kaptırdı.

2. sırada Hollandalı Bert van Marwjik var. Toplamda 508 maça çıktı. Kariyerinin büyük bir bölümünü Hollanda’da geçirdi. Feyenoord ile 07/08 sezonunda Hollanda Kupası’nı, 2002’de de UEFA Kupası’nı kazanarak Feyenoord tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Her ne kadar kupa konusunda başarısız gözükse de yönettiği takımlarda uzun süre görevde kaldı. Son zamanlarda ise Suudi Arabistan ve Avustralya gibi milli takımları yönetmeyi tercih ediyor.

Listenin başında yine ülkemizden tanıyabileceğimiz bir isim var. 2011/2013 yılları arasında Orduspor’da 1,5 sene görev yapan Hector Cuper yer alıyor. Arjantin, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Mısır’da çeşitli takımları yönetti. İspanya’da kazandığı 2 Süper Kupa dışında kupa kazanamasa da birçok takım tarafından tercih edildi. Son olarak Mısır ile Dünya Kupası’na katılarak önemli bir başarı elde etmiş oldu. 32 teknik direktör içinde 529 maç ile en tecrübeli isim olarak dikkat çekiyor.

2018 Dünya Kupası’nın En Tecrübesiz 3 Teknik Direktörü

En az maça çıkan 3 teknik adam’ın istatistikleri beni bir hayli şaşırttı. Çünkü böylesine önemli bir organizasyonda bu kadar tecrübesiz isimlerle yer almak ne kadar doğru tartışılır. 32 teknik direktör kariyerleri boyunca ortalama 280 maça çıkmış. En tecrübesiz 3. isim İzlanda’nın başındaki Hallgrimsson. 2006’da İzlanda’da 1 takım çalıştırdıktan sonra 2016’de İzlanda’nın başına geçmiş. Kariyerinde toplam 60 maçı var. Bu sayı bizi yanıltmasın. Çünkü İzlanda’yı bu yıl ilk kez Dünya Kupası’na taşıyan isim.

2. sırada Senegal’in başındaki Aliou Cisse yer alıyor. Senegal Milli Takımı’nın başına 2015 yılına geçti. Senegal onun ilk ve tek çalıştırdığı takım. Toplam 28 maça çıkmış. Son olarak Afrika Kupası’nda takımını çeyrek finale çıkarmış.

Gelelim en tecrübesiz isme. Sırbistan’ın teknik direktörü Mladen Krstajic 30 Ekim 2017’de geçici antrenör olarak göreve geldi. Çıktığı 2 hazırlık maçından sonra sözleşme imzalandı. Daha sonra son olarak 3 hazırlık maçında daha takımının başındaydı. Yani kariyerinde toplam 5 maçı var. Zannediyorum Dünya Kupası’nın bu zamana kadar en tecrübesiz ismi ve zirveyi turnuva tarihi boyunca kimseye kaptırmayacak gibi gözüküyor.

Teknik Direktör’ün Tercihleri

Beceri konusunda ise tecrübeye nazaran verebileceğim kesin ve karşılaştırılabilir veriler yok. Çünkü Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ya da yerel ligler gibi uzun vadeli şampiyona finalleri yok. Özellikle Dünya Kupaları’na göre incelemek istersek aradan 4 yıl geçtiğinden ve birçok takımda önemli değişiklikler olduğundan doğru cümleler kurmak hayli zorlaşır. Şampiyona elemeleri var ancak o maçlar da Dünya Kupası ya da kıta şampiyonaları gibi yine kısa vadeli değil. Zaten Dünya Kupası’nı farklı kılan da bu. 1 ay sürecek ve özellikle gruplardan sonra fikstür iyice daralacak. Dolayısıyla teknik direktörlerin kadro seçimleri ileri ki aşamalarda daha çok önem kazanacak. Teknik direktörler kadro seçimini yaşa bağlı olarak sahip olduğu tecrübe ve özellikle son sezon göstermiş olduğu performansa göre yapar. Bazı teknik adamlar ise oynadıkları takımdan ziyade elemeler boyunca gösterdikleri mili takım performansını baz alırlar yada iskelet kadroyu oluştururlar ve performansa bakmadan gözü kapalı kadroya dahil ederler.  Buna Renato Augusto, Jose Fonte, Marquez gibi isimleri örnek verebiliriz. Ayrıca bazı oyuncular sezonun büyük bir bölümünü sakatlıktan dolayı oynayamamıştır ancak kadrodadır. Örneğin, Neuer ekim ayından bu yana hiç süre almazken, Benjamin Mendy son 5 maç sadece 60 dakika süre aldı. Buna rağmen her ikisi de kadroya dahil edildi.

Tecrübeli ve Tecrübesiz Oyuncu Dengesi

Teknik adamların becerisini kadroyu dengeli bir şekilde oluşturup turnuva boyunca ne kadar verimli kullanabildiği ile ölçebiliriz. Son günlerde takımların yaş ortalaması ve milli takım tecrübesi ile ilgili çeşitli analizler görüyorum. Buradaki en önemli nokta hangisinin daha önemli olduğuna karar verebilmektir. Yaş ortalamasını yüksek tuttuğunuzda maç boyu yapılan hataların sayısı düşer ancak bu sefer de kondisyon problemi ortaya çıkar. Sezon bittikten sonra verilen arada her ne kadar hazırlık maçlarıyla bu problem giderilmeye çalışılsa da ciddiyetten uzak olan bu maçlarda oyuncular sakatlanmamak için gerçek performanslarını sergilemekten kaçınır. Genç oyuncular turnuva boyunca oyun içinde daha çok olurlar ancak bu sefer de panik durumunda ne yapması gerektiğini tam olarak bilemezler. İşte burada devreye teknik direktör girer. Çünkü bu oyuncuları hem seçerken hem de turnuvada oynatırken çok iyi dengelemesi gerekir. Ayrıca ideal 11 kavramı birçok takım için işe yaramaz. Çünkü 11’deki oyunculardan birkaçı ya sakatlanır ya da cezalı duruma düşer ve diğer oyuncuların aynı performansı göstermesi çok zordur. Çeyrek ve yarı finale kadar turnuvaya ısınamayan oyuncunun kenardan gelip katkı verme ihtimali çok azdır.

Sonuç olarak Dünya Kupası’nda sahada olan oyuncuların performansından çok o oyuncuları doğru bir şekilde yönetebilmek önemlidir. Bu süreç, sadece 1 ayı kapsamadığından alınan kararlarla uzun vadede belirlenen kriterlere göre iyi veya kötü geçer. Bu çerçevede bir takımın başarısı teknik direktörün tecrübesi, becerisi ve saha içine yansıttığı etkisiyle ortaya çıkar.

About Ahmet Nazır

Futbol ağırlıklı sporun her dalında eğitici ve eğlenceli yazılar yazar. İletişim: ahmetnazir@topsuzoyun.com

Check Also

Armaya Adanan Hayat: BEKİR ÇINAR

  15 Aralık 1995 Belçikalı Jean-Marc Bosman, Avrupa Adalet Divanı’na açtığı davayı kazandı. Bu karara göre ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/