25 Mayıs 2019, Cumartesi

Duran Toplarda Konsantrasyon Sorununa Mental Yaklaşımlar

Futbolda son yıllarda en sık duyduğumuz sorunlarından birisi, duran toplardaki zafiyettir. Tam Saha dergisinin 75. sayısında yayımlanan araştırmaya göre 2010-11 sezonunun ilk yarısında atılan 394 gol mercek altına alındı. En dikkat çeken unsur ise duran toplarda atılan gollerde yaşanan müthiş artış olarak gösterildi. Geçen sezonun ikinci yarısında duran toplarda 83 gol atılırken, bu sezonun ilk yarısında bu sayı 127’ye yükseldi. Yenilen gollerde savunma hatalarında en büyük payı, adam paylaşım hatası alırken bunu pozisyon hataları ve tekniksel hatalar takip etmektedir. Özellikle birçok maçtan sonra teknik direktörler ve oyuncular son antrenmanlarda bunun üzerine çalıştıklarını fakat yine de müsabakada inanılmaz hatalar yaparak duran toplardan yedikleri goller hakkında düşüncelerini paylaşmışlardır.

Duran toplardaki sorun sadece Türk futbolunun değil dünya futbolunun sorunu olarak göze çarpmaktadır. Bazı takımlar duran top zaafını büyük ölçüde aşabiliyorlar. Bu takımların bunu başarmasının altında yatan en önemli unsur taktiksel çalışmanın yanına zihinsel çalışmaları eklemeleridir. Dünya futbolu adam adama savunmada yaşanan problemler yüzünden bu sorunun çözümü için alan savunmasına yönelmiştir. Bazı teknik direktörler alan savunması ve adama adama savunmayı aynı anda uygulamaktadırlar. Bu stratejiler tamamen taktiksel uygulamalardır. Bu uygulama aşağıda açıklanan zihinsel özellikler dikkate alınıp birlikte uygulanırsa başarı oranının artması mümkündür. Gerek alan savunması gerekse adam paylaşımı teknik direktörlerin tercih meselesidir ve buna saygı duymak gerekir. Duran toplardaki sorunun çözümü konsantrasyon (zihinsel) ve taktiksel çalışmayla birlikte giderilebilir.

Konsantrasyon, başarıda en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Birçok sporcu bir anlık konsantrasyon eksikliği yüzünden beklenmedik hatalar yapmaktadır. Konsantrasyon dört çeşit dikkat türünden oluşmaktadır. Ünlü spor psikologlarından Nideffer’e göre ( 1976, 1981; Nideffer&Segal,2001),  dikkatin iki aşaması vardır. Birincisi dikkatin boyutudur (genişletilmesi ve daraltılmasıdır). İkincisi ise dikkatin yönüdür (iç ve dış). Şimdi dikkatin bu çeşitlerini açıklayalım:

Dikkatin boyutları:

Geniş dikkat: Sporcunun ikiden fazla kişiye veya olaya odaklanmasıdır. Mesela topu süren oyuncu rakip ceza sahası civarında ve içinde bulunan takım arkadaşlarına odaklanmasıdır.

Dar dikkat: Sporcunun bir veya iki kişi veya olguya odaklanmasıdır. Örnek penaltı atışı yapan oyuncunun topu atacağı noktaya odaklanması veya topu süren bir oyuncunun topu en uygun gördüğü arkadaşına ortalaması.

Dikkatin yönü:

İç dikkat: Müsabaka sırasında sporcunun yaşadığı olumlu veya olumsuz duygu ve düşüncelerdir. Oyuncunun maç içinde belirlediği bir stratejiyi de uygulaması bu dikkat çeşidine örnektir.

Dış dikkat: Sporcunun kendi dışında gelişen olaylara odaklanmasıdır. Top, rakip, seyirci, hava koşulları ve hakem.

Birçok sporcu müsabaka içinde zaman zaman konsantrasyon kayıpları yaşamaktadırlar. Yukarıda bahsedilen bu dört dikkat çeşidi arasından belirli geçişler olmaktadır ve sporcular aynı anda iki dikkat çeşidini kullanmak zorunda kalabilirler. Bunları örneklerle açıklamak istiyorum.

Geniş-Dış dikkat: Topu süren oyuncunun rakip defansın konumunu ve arkadaşlarının pozisyonunu kavraması. Ani değişen durumların çok çabuk fark edilmesi.

Geniş-İç dikkat: Sporcunun analiz ve plan yapması. Penaltı veya serbest atışlarda oyuncunun rakibin durumuna karşı zihninde planladığı stratejiler buna örnek olarak gösterilebilir.

Dar-Dış dikkat: Serbest atış sırasında savunma oyuncusunun rakibine ve topa odaklanması.

Dar-İç dikkat: Sporcunun zihninde sadece bir şey odaklanması. Penaltı atışını yapacak oyuncunun zihinde canlandırma yaparak bu penaltıyı nasıl atacağını planlaması.

Sporcular müsabaka içinden yukarıda açıklanan bu dikkat türlerinde geçişler yaşayabilirler. Mesela topu süren oyuncu rakip defansın aldığı pozisyona göre uygun olan 2 arkadaşından birine pasını vermesi geniş -dış dikkatten dar- dış dikkate geçiş için bir örnektir. Burada sporcu rakibin aldığı pozisyonu ve iki takım arkadaşının durumlarını dikkate almıştır (geniş-dış dikkat) ve bunlardan birinin (dar-dış dikkat) en uygun seçim olduğunu düşünerek pası arkadaşına vermesi geniş-dış dikkatten dar-dış dikkate geçiş için bir örnektir. Sporcular müsabaka içinde bu dikkat çeşitlerinin hepsini 4-5 saniye içinde yaşayabilirler.

Yaklaşık 8 yıldır ligimizde atılan golleri defalarca izliyorum ve bunların birçoğunu keserek arşivime ekliyorum. Duran toplarda yaşanan problem ise dar-dış dikkatte yaşanan problemdir. Bunu şöyle açıklamak istiyorum: duran toplarda oyuncular eğer adam adama oynuyorlarsa topa ve adamına; eğer alan savunması yapıyorlarsa alana, topa ve alana hareketlenen adama odaklanıyorlar. Bu yüzden alan savunması çok daha risklidir. Bunun sebeplerinden bir tanesi de alan savunmasında dikkat 3 parçaya ayrılmasıdır. Burada önemli olan bu seçeneklerden hangisine daha çok odaklanılması gerektiğidir.

Müsabakalarda duran toplardan ve kanatlardan gelişen ataklarda yenilen gollerin en önemli sebebi oyuncuların daha çok topa odaklanmasından kaynaklanmaktadır. Topa vurulmadan önce oyuncular daha çok adamlarına veya alanlarına odaklanıyorlar ama topa vurulduğu anda ve sonrasında ise dikkatin yoğunluğunun çok büyük bir kısmı topa olmaktadır. İşte yapılan en büyük hata budur. Topun hızına ulaşmak her zaman mümkün olmadığı için adamını veya alanını boş bırakan oyuncular konsantrasyona bağlı hatalar yaparak rakiplerine gol şansını veriyorlar. Teknik direktörler defalarca uyarı yapmasına rağmen oyuncular bu hatayı devamlı tekrarlamaktadırlar bunun en büyük sebebi yanlış öğrenmedir. Bilinçaltına yerleşmiş ve kalıplaşmış bu güdü oyuncuları topa bakması konusunda tetikliyor.

Yurt dışında çalıştığım futbol takımında teknik direktör ile birlikte taktiksel ve zihinsel çalışmayı birleştirerek bu problemi yaklaşık 1-2 ay gibi kısa bir zamanda çözme başarısına ulaştık. Teknik direktör ve ben oyuncularla yaptığımız bire bir ve grup görüşmelerinde göz temasının çok büyük bir kısmının adamına veya sorumlu olduğu alanına vermesi gerektiğini kendilerine söyledik. Bunun için etkili bir yöntem olan zihinsel antrenman metotlarını kullanmalarını istedim. Şöyle ki futbolcular sakin bir ortamda bile kendilerini duran top veya kanatlardan gelişen ataklarda hayal edip kendilerine öğretilen tekniksel ve zihinsel yöntemleri uygulamaya başladılar. Futbolcular zihinde antrenman yönteminin yanında hızlı göz kaydırma çalışmasını da ekledikleri zaman sonuç beklediğimiz gibi olumlu oldu. Zihinsel antrenman ile oyuncuların bilinçaltına yerleşmiş olan yanlış olguyu “aşırı derecede topa odaklanmayı” ortadan kaldırdı. Müsabakalar oynanmadan önce zihinsel antrenman yöntemi ile oyuncular günde 4-5 tane pozisyonu zihinlerinde yaşayarak ve bunu müsabakalar ve antrenmanlarda uygulamaları ile doğru alışkanlık zihinlerine yerleşti. Saha içi taktiksel çalışmanın yanında saha dışı zihinsel antrenman tekniklerinin uygulanması duran toplardaki konsantrasyonu üst düzeye çıkardı. Unutulmamalı ki, öğrenmede en önemli unsurlar tekrar ve sabırdır. Bu yöntem sadece duran toplarda değil topun oyun içinde olduğu zamanlarda da rakiplere daha az pozisyon veren bir savunma anlayışı kazandırarak takımların daha az gol yemesini sağlayacaktır. Bir çok teknik direktör oyun içinde alan daraltarak ve oyunun boyunu kısaltarak bu sorunu kısmen çözmektedirler. Eğer  zihinsel çalışmaları da antrenman programlarına entegre edebilirlerse %25–30 arası daha az gol yiyeceklerine inanıyorum. Bu çalışma sonrasında topsuz oyun algısı değişen takımların daha fazla gol bulması da kolaylaşacaktır.

“İyi konsantrasyon şampiyonları olası şampiyonlardan ayırır.” Stan Smith

Uzman Spor Psikoloğu

Ömer Ateş

www.maksimumperformans.com

About topsuzoyun.com

Check Also

MİLLİ TAKIM: YENİ RÜZGAR, ESKİ RUH

Türkiye A Milli Futbol Takımı, uzun süredir kalabalık bir gündemin gölgesinde Arnavutluk ve Moldova ile ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/