12 Kasım 2019, Salı

Kapanan Takımlara Oynamak | Galatasaray

Galatasaray, maçın son bölümünü 10 kişi oynadığı maçın son dakikasında yediği golle Konyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Genel olarak maça çok girmeden Konyaspor maçı özelinde Galatasaray’ın kapalı savunmalara karşı oyununu değerlendireceğim. Fatih Terim’in maç içerisinde taktikte birkaç değişikliğe gittiğini gördük. Maça Feghouli’nin sağ içte oynadığı 4-3-3 dizilişi ile başlayan sarı-kırmızılı ekip 30. dakikadaki su molasının ardından daha farklı bir yapıya geçiş yaptı. Feghouli sağa geçerken, sağ tarafta oynayan Emre Mor merkeze geçti ve forvet arkasında daha serbest bir rol aldı. Böylece 4-4-1-1 diyebileceğimiz bir sisteme geçildi. İkinci yarı başı itibariyle Emre’nin yerine Adem’in girmesiyle de aynı dizilişin farklı bir versiyonu oynandı. Buna ileride detaylı olarak değineceğim.

Galatasaray’ın takım içindeki en büyük sorunu Diagne’nin pas dolaşımına katılmaması. Dolayısıyla bu takım yukarıdaki görselde sarı ile işaretli alana top indirmekte zorlanıyor. Geçen maçta Terim’in bu sorunu Babel’i merkeze çekerek çözmeye çalıştığını fakat bunun takım içi daha büyük sorunlar doğurduğuna şahit olmuştuk. Bu maçta da buna benzer bir uygulama gördük fakat Babel’in tam olarak merkeze geçmediğini onun sadece oyununu biraz daha merkezleştirdiğini gördük. Peki bu nasıl bir etki doğurdu? Bu Galatasaray’ın tek taraflı bir oyun oynamasına sebep oldu. Zaten maç geneline baktığımız zaman Mariano’nun Yuto’nun iki katı kadar pas yaptığını görüyoruz. Babel, Diagne’nin açığını kapatmak için merkeze yaklaşınca Nagatomo da Babel’in açığını kapatmak için daha fazla önde oynamak zorunda kaldı. Bu sebeple Yuto, ilk yarıda 5 kez ceza alanında topla buluşarak bu alanda ilk sırada yer aldı. Fakat Babel merkezde kalma süresini tam olarak dengeleyemedi. Soldan gelişen ataklarda sol çizgiyi boş bıraktı. Bu Galatasaray’ın ilk yarıdaki tek tarafa bağlı oyununun en büyük sebebiydi. Babel’in çizgiye basmadığı ve forveti çiftlemek için merkeze yaklaştığı zamanlarda solda Yuto ve Seri yalnız kaldı. İkisinin de pas tercihleri konusunda hata yapmasının kaynağında da bu pas alternatiflerindeki eksiklik vardı. Saha içi görselle gösterecek olursak aşağıdaki görselde Yuto’nun geri dönmekten veya içeriye gelişigüzel orta açmaktan başka çaresi yok. Çünkü Babel o bölgeden uzakta. Babel’in sağdan gelişen ataklarda ceza alanına girmesi çok değerli bir şey fakat solden gelen ataklarda mutlaka oraya yaklaşması gerekiyor.

Bu ilk yarı boyunca devam etti. İlk yarıda Babel’in sol tarafa yaklaşarak top aldığı her pozisyonun tehlikeli atak doğurduğunu gördük. Maçın 30. dakikası itibariyle Emre merkeze geçti ve 4-4-1-1’e dönüş yapıldı. Peki ikinci yarıda değişen neydi? Emre’nin yerine Adem’in girmesiyle beraber Babel sol çizgi üzerinde oynamaya başladı. Çünkü onun ilk yarıda yaptığı görevi Adem devraldı. Hem ikinci forvet gibi oldu hem de geriye gelerek top geçişini sağlamaya çalıştı. Emre oraya geçtikten sonra daha çok koşu atarak top almaya çalıştığı için ilk yarının sonlarında Adem’in verdiği verimi veremedi. Adem top merkezli oynadığı için beklenen katkıyı verdi. Babel ilk 45 dakikada bahsettiğim sol bölgede 12 kez topla buluşurken Galatasaray’ın en etkili olduğu 45. ve 60. dakikalar arasında ise 14 kez topla buluştu. Bu bile aslında sarı-kırmızılı ekibin Babel’in bu oyununa ne kadar ihtiyacı olduğunu anlatıyor.

Adem’in ikinci yarıda Diagne’nin yapması gereken görevleri devralmasıyla Galatasaray’ın çok daha baskılı bir oyun oynadığını gördük. Galatasaray iki kanattan da gelen, merkezde top dolaştıran ve bekleri çizgiye indirebilen bir oyun oynamaya başladı. İdeal değil elbette ama şu kadronun oynayabileceği en iyi oyunlardan biriydi. Babel ile birlikte takım skoru da aldı. Adem’in ikinci santrfor rolünü bürünmesi takımı orta sahada eksik bıraktı fakat top sürekli sarı-kırmızılı ekipte olduğunu için bunun etkisi tam olarak ortaya çıkmadı.

İLK GOLÜN ARDINDAN

İlk golden sonra Galatasaraylı oyuncuların oyuna bakışının tamamen değiştiğine şahit olduk. Konyaspor’un topu almaya çalışması ev sahibi takımı oldukça zorladı. Adem’in ikinci forvet rolüyle orta sahaya destek vermemesinin etkileri top rakibe geçtikten sonra ortaya çıkmaya başladı. Feghouli’nin kanada geçtiği ve yorulduğu için merkeze destek verememesi, merkezde Nzonzi ve Seri’nin iki kişi kalması, Muslera’nın kısa pas atabilecekken ısrarla uzun olması gibi sebepler Galatasaray’ın çıkmamasına sebep oldu. Seri’nin atılmasından sonra da komple geri çekilen ve topu deplasman ekibine bırakan bir takım gördük.

NZONZİ VE SERI 

Nzonzi’nin özellikle savunma önünde çok doğru pozisyon aldığını ve takımı belli bir seviye yukarıya çektiğini söyleyebiliriz. İlk maçta bunun eksikliğini görmüştük ikinci maçta ise Nzonzi ile beraber geçişleri düzgün yapan bir takım izledik. Maçın ilk çeyreğinde penaltı noktasında Ömer Ali’nin şutunu engellemesi bu takipçiliğin bir örneğiydi aslında. Takımın çok önemli bir parçasını doldurdu. Oyunun iki yönünü de oynayabiliyor. Konyaspor maçında dikine denediği toplar bizim için ön gösterim gibiydi.

Seri ise genel olarak çok beğenilmemiş. Ben pek katılmıyorum buna. Pas alternatifinin eksikliğinden bahsetmiştim. Basit pas hatalarını bir kenara bırakırsak, genel olarak pozisyon alması, öne çıkıp yaptığı presler, pas istemek için sürekli hareketli olması gibi genel olarak performansını beğendiğimi söylemeliyim. Sağ tarafa doğru oyunu açacak şekilde çizgideki oyuncuları gördüğü pasları da eklemek  gerekiyor. Takımı uyumuyla beraber daha iyi olacağını düşünüyorum.

About Mehmet Köksal

Futbol mu? Sadece bir hobi. İletişim: mehmetkoksal@topsuzoyun.com

Check Also

Maç Analizi | Liverpool 2-1 Tottenham

Lider Liverpool Anfield’da sezona inişli çıkışlı başlayan ve bir türlü toplanamayan Tottenham’ı ağırladı. Bu ikili ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/