8 Nisan 2020, Çarşamba

Maç Analizi | Denizlispor 1-2 Fenerbahçe

Fenerbahçe ligin 8.haftasında Denizlispor’a konuk oldu. Antalyaspor mağlubiyetinin ardından lige verilen araya moralsiz giren Fenerbahçe, teselliyi bir süredir takımdan uzak olan, sakat oyuncuları Garry Rodrigues, Victor Moses, Hasan Ali Kaldırım’ın takıma dönmesinde buldu ve bu milli arada uzun aradan sonra neredeyse tam takım olarak çalışmalarını sürdürdü. Denizlispor cephesinde ise ligimizin klasiği haline gelen bir teknik direktör değişimi yaşandı ve Yücel İldiz’in boşalttığı koltuğa, Mehmet Özdilek oturdu.

Denizli deplasmanına gidecek kadro açıklandığında, Fenerbahçe’nin en büyük hücum silahlarından olan Max Kruse’nin olmaması önemli bir eksik olarak göze çarptı. Alman oyuncunun yokluğu, kadro tercihi konusunda çeşitli düşüncelerin oluşmasına sebep oldu. Fenerbahçe’nin maça başlayan kadrosu açıklandığında dört merkez orta saha Gustavo, Emre, Ozan ve Tolga sahadaydı. Serdar ve Hasan Ali Kaldırım ise bu sezon ilk kez maça başlayan kadro içerisinde yer aldı. Sakatlığını atlatan bir diğer isim Garry Rodrigues ise sol kanattaki yerini bu maçta geri aldı.


kaynak: whoscored

Maç çok kısır başladı. Denizlispor oyunu geride kabullenirken, genelde 4-2-3-1 formasyonunda izlediğimiz Fenerbahçe, sahaya 4-1-4-1 dizilişi ile yerleşti. Herkes Ozan’ı sağ kanat, Tolga’yı merkez beklerken tam tersi oldu ve Tolga sağ kulvarda yer aldı. Bu diziliş Fenerbahçe’ye oyun kurma anlamında ciddi sıkıntılar yaşattı. Takımın bir numaralı oyun aklı Emre ileride kalırken, Ozan’ın da yardımı gelmemesi tüm oyun kurma yükünü savunmanın üstüne bıraktı. Bunun da ilk örneğini 14.dakika oynanırken yaşadık:

Topu geriden oyuna sokan Fenerbahçe, Serdar Aziz ile atağı başlatmaya çalıştığı noktada orta sahadan bir türlü gelmeyen yardımın sıkıntısını yaşadı. Gustavo’nun iki stoper arasına girmemesi ve Ozan-Emre ikilisinin rakip sahada kalması uzun süre savunmada top çevirmeye sebebiyet verdi.

Topun savunmada bu kadar dolaşmasının ardından yardıma koşan, takımın en çalışkan isimlerinden Vedat Muriqi oldu. Forvet pozisyonunu boşaltmak pahasına, takımın oyun kurmasına ve oyunu açmasına yardımcı olmaya gelen Vedat, Serdar ile yaptığı al-ver sonrası Denizli savunmasını da üzerine çekerek savunma duruşunu bozdu ve hemen ardından Fenerbahçe oyunun yönünü terse çevirerek atağını geliştirmeye çalıştı.

Denizlispor, Ozan-Emre ikilisinin ileride kalmasını fırsat bilerek savunma yerleşimini genel olarak bozmamaya gayret gösterdi. Bu bir bakıma da golün geldiği dakikaya kadar Denizli’nin hiç zorlanmamasına sebep oldu. Herkesin de tahmin edeceği üzere, Fenerbahçe’nin pas oyununda olmazsa olmaz etken Emre Belözoğlu. Rakip bunun farkındaydı ve Emre’nin top almaya geldiği çoğu pozisyonda markaj dışında hep ikinci bir oyuncu ile de baskı yapmayı ihmal etmeyerek, Fenerbahçe’yi bozmayı denedi. Bunun örneklerinden birini de 19.dakika oynanırken gördük:

Burada Emre Belözoğlu topu aldığı an rakip kaleye yüzünü dönebilmek bir kenara, topu kontrol edip uygun pozisyonu bile arayamadan stoperi Serdar’a dönmek durumunda kaldı. Çoğu zaman Murawski’yi Emre’ye birebir markajda görürken, orta saha partneri Sackey ve ileriden Aissati de yardıma gelerek ikili ve üçlü baskı konusunda yardımcı oldu.

İki takımın da birbirlerini zorlayamadıkları ve ortada geçen maçta, kilidi açan taraf Tolga Ciğerci ile Fenerbahçe oldu. Atağın başlangıç kısmında, geldiği günden bu yana çoğu maçta dikine pas başarıları ile dikkat çeken Zanka, yine Ozan’a attığı pasla birlikte üç Denizlispor oyuncusunu oyundan düşürdü ve takımının pozisyon yaratmasına yardımcı oldu. Tolga’nın da içe yaptığı koşu, Denizli savunmasının iyice ortaya kaymasına sebep olunca Isla için kullanabileceği boş bir kulvar kaldı.

Golü getiren atağın kilit noktası, Isla’nın yaptığı kavisli orta ve Vedat’ın kafa vuruşu olsa bile, bana kalırsa en önemli nokta geçen senelerde göremediğimiz ama bu sene çoğu maçta görülen ve taraftarın en çok hoşuna giden şeylerden olan ceza sahasında kalabalık olma ve özellikle merkez oyuncularının golü kovalayan yapıları. Ozan topu aldıktan sonra çok fazla beklemeden topu direkt Isla’nın koşu yoluna verdi ve bunun ardından kendi koşusunu da ceza sahasına doğru yaptı.

Set hücumuna yerleştiğinde ceza sahasına kalabalık giren bir takım dışında, Zanka’nın pası attığı an hemen kısa sürede hücum alanına yapılan koşular, bana kalırsa çok daha değerli. Ozan’ın pası aldığı zaman Garry, Vedat, Emre ve Tolga’nın bulundukları yerleri yukarıdaki fotoğrafta görüyorsunuz. Şimdi aşağıdaki fotoğrafa baktığınız zaman, Vedat’ın kafa vuruşu ardından, Ozan’ı da sayarsak toplam beş Fenerbahçe oyuncusunun kısa sürede gol bölgesine gelmiş olduğunu söyleyebiliriz. Zaten topun direkten dönmesinin ardından Tolga takipçiliğini konuşturdu ve takımını öne geçirdi. 0-1.

Takımlar ikinci yarı sahaya çıktıklarında, sadece Denizlispor cephesinde bir değişiklik oldu ve Olcay Şahan oyuna girdi. Fenerbahçe ise hem aynı kadro hem de aynı saha içi yerleşimi ile oyununa devam etti. İlk yarıdan farklı olarak sarı lacivertli takımın daha eforlu başladığı ve topa baskı yapıp, kısa sürede topu kazanmak istediği bir başlangıç izledik. Bunun ilk meyvesini Garry Rodrigues ile yakalanan ve Garry’nin çaprazdan girip, dışarı vurduğu topta alan Fenerbahçe, ikinci sefer de ise golü, yaptığı baskı sonrasında buldu.

Atağın başlangıcında Ozan’ın attığı pası Denizlispor savunması kafayla karşıladı. Top Sackey’e gittiği an Emre Belözoğlu direkt topa baskı için koşusuna başladı. Ozan, Olcay’ı marke etmek için geç kalmış olsa da, Tolga sol tarafa atılabilecek olası bir pas açısını kapatmak için direkt adamıyla eşleşti. Sackey topu ayağında fazla tutunca, biraz da faul olup olmadığı tartışılan bir şekilde Kaptan Emre Belözoğlu topu rakibinden aldı.

Emre topu kaptıktan sonra ceza sahasına doğru topu sürmeye başladığında, Vedat eliyle pası istediği noktayı gösterdi ve pozisyonunu aldı. Ters ayağıyla tam istenilen bölgeye topu gönderdikten sonra Vedat’a sadece topu kaleye yollamak kaldı ve skor da 0-2 oldu. Yine bu pozisyonda da Fenerbahçe’nin topu kapmasının ardından hızlı bir şekilde kanat oyuncularının da olası pas opsiyonları arasında olması, hızlı çoğalmanın avantajlarındandı. Tolga’nın önüne atılacak bir top kaleye şut tehdidi doğurabilir ve yine arka direğe Garry’nin önüne açılacak bir orta da skora değiştirebilecek anlardan biri olabilirdi.
Golden kısa bir süre sonra Emre Belözoğlu oyundan çıktı ve bunun sonucunda çoğu zaman gördüğümüz gibi oyun kurulumunda ciddi sıkıntılar yaşandı. Oyuna giren Deniz Türüç’ün vasat performansı devam ederken, hiçbir varlık gösteremedi. Fenerbahçe biraz daha temkinli ve garanti oynamaya çalışsa da, maçın 72. dakikasında sağdan açılan ortada, Altay’ın boşa çıkmasıyla Estupinan yükseldi ve kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. 1-2.

Denizlispor’un maç boyunca tek oyun planı, Fenerbahçe beklerini ileri çıkarttığında, hızlı kanat oyuncuları Barrow ve Sacko’yu savunma arkasına sarkıtıp tehlike yaratmaktı fakat bunda başarılı olamadılar. Farkı bire indirdikten sonra daha fazla orta deneyip gol arasalar bile formda olan Zanka ve Serdar ikilisinin hava hakimiyetini aşamadılar.

Fenerbahçe lige formda başlasa da, sakat oyuncuların eksikliği ve bir bakıma zorlu olan fikstürün ortasında puan kayıpları yaşamıştı. Bir süredir de ligin başında gösterdiği performansı sergileme konusunda sıkıntılar yaşayan sarı lacivertli ekip, yine çok iyi oynamadığı bir maçta bu sefer kazanmasını bildi ve puanını 14’e yükselterek zirveden kopmadı. Biraz da bireysel performanslar hakkında kısa bir yorum yapmak gerekirse, bu maç özelinde Serdar Aziz’e ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Tecrübeli oyuncu sakat geçirdiği dönemin ardından bu sezon ilk kez maça başlayan kadroda yer buldu. Maç boyunca harika bir performans sergiledi. Girdiği tüm hava topu mücadelelerini kazanan (8 hava topu) Serdar, aynı zamanda yaptığı müdahaleler ile de takım savunmasına büyük katkı yaptı. Yanında ilk kez partner olduğu Zanka’nın da performansını yükselttiğini söyleyebiliriz.

Jailson’u stoperde görmeye alışan taraftarlar için iki oyuncu da oynatılmak istenen oyunda farklı anlamlar ifade ediyor. Jailson’un oynadığı senaryoda geriden çok daha iyi oyun kurulmasının yanında, oyuncunun orta saha özellikleri topla çıkabilme başarısını da beraberinde getiriyor ve takımı olası bir baskıda rahatlatıyor. Fakat stoperde pozisyon alma becerisi ve hava toplarındaki hakimiyeti düşünüldüğünde, daha sağlam bir savunma performansı için, Serdar Aziz hiç kenara atılacak bir oyuncu değil.

About Oğulcan Akçe

Check Also

Maç Analizi | Göztepe 2-2 Fenerbahçe

Süper Lig’in 13.haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Göztepe ile 2-2 berabere kaldı.    Vedat Muriqi’in sakatlıktan yeni ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/