8 Nisan 2020, Çarşamba

Maç Analizi | Fenerbahçe 5-2 Gençlerbirliği

Son dört haftaya girilmişken Fenerbahçe adına kazanılması şart olan karşılaşmada, sarı lacivertliler rakibini ezici bir üstünlükle mağlup etti. Sahadan galibiyetle ayrılmanın yanında aynı zamanda maçı da domine etmek, taraftarların yüzünü güldüren en önemli noktaydı. Ayrıca bu sezon alınan beş gollü galibiyetlere, bir yenisi daha eklendi.

Kruse ve Muriqi’in yokluğunda, pozisyon üretmekte sorun yaşayan ve rakiplerini mağlup etmekte güçlük çeken Fenerbahçe, haftalar sonra her iki oyuncunun da ilk 11’de olduğu bir kadroyla karşımıza çıktı. Karşılaşmaya klasik 4-2-3-1 dizilişiyle çıkan Ersun Yanal, bu geometriyi maç boyunca pek bozmadı. Oyun planlamasına değinirsek; takımın hücum planının temelini, savunma arkasına koşular oluşturdu. Bu noktada, Garry ve Vedat’ın etkisi oldukça fazlaydı. Savunmaya dair konuşulacak konular ise, sadece yenilen goller üzerine olabilir. Nitekim Gençlerbirliği’nin eli yüzü düzgün iki atağı vardı, bunlar da golle sonuçlandı!

MURIQI-GARRY İŞ BİRLİĞİ

Kanarya’nın hücum planının büyük bölümü Vedat’a endeksli olduğundan, Kosovalı golcü bu maçta da gol yollarında aktif bir rol oynadı. Bununla beraber, hücumsal verimlilik açısından Vedat’ı Garry Rodrigues takip etti. Muriqi, merkeze ve kenarlara gelerek arkadaşlarına önemli koşu yolları oluşturdu ve pas kanalları yarattı. Garry ise; defalarca savunma arkasına sızarak, rakip savunmayı yıkmak adına delici bir güç sergiledi. Afrikalı bu yolla en az 2 tane net gol pozisyonu yakaladı, bir de asist yaptı.

Muriqi’in hareketli oyunu, rakibin dikkatini dağıtmakla kalmayarak aynı zamanda geri bloğun pozisyon alış biçimini de etkiledi. Böylece, defansın arkasına sarkmak isteyen sarı lacivertlilerin rakipten sıyrılmaları kolaylaştı.

Vedat’ın işlevli oyununun yanında, rakip oyuncuların markaj hataları da Fenerbahçeli oyuncuların koşu yollarının genişlemesini sağladı ve savunma arkasına yapılan koşuların etkileyiciliğini artırdı. Gençlerbirliği’nde Baiano ve Sessegnon, bu bakımdan oldukça hatalı bir maç çıkardı.

GENÇLERBİRLİĞİ’NİN ÖNE GEÇMESİ

Konuk ekibin golü erken bir vakitte, henüz 8. dakikada geldi. Fenerbahçe set halinde rakip sahaya yerleşmişken, Isla’nın sağ koridorda yaptığı basit top kaybı sonucu, rakibin kontra atağıyla karşı karşıya kalındı. Buradaki kritik nokta Rodrigues idi. Hasan Ali merkezde iken, arkadaşının sol kanatta bıraktığı boşluğu doldurmakta geç kaldı. Ardından arkasındaki Candeias’ın sprinti sonrası, hazırlıksız yakalandı ve rakibinin peşinde nal topladı. Bununla beraber, yaptığı diğer bir önemli hata da, koşu yönünü yanlış ayarlamasıydı. Serdar, Candeias ile eşleşmişken boşta kalan Sio’ya yönelmeliydi. Böylece, golü bulan Sio’nun topla buluşmasını engelleme/zorlaştırma ihtimali bir hayli yüksekti.

KONUK EKİBİN GERİYE DÖNÜŞLERDEKİ SIKINTILI HALİ

Yenilen golden 15 dakika sonra ev sahibi, Muriqi’in kafa vuruşuyla beraberliği yakaladı. Bundan sonra, ataklarına hız kazandırarak nihayet 32’de Gustavo’nun ayağıyla öne geçtiler. Golün öncesinde, Başkent ekibinin 5 oyuncusunun da oyundan düştüğünü görüyoruz. İkinci bölgedeki beşlinin yanı sıra, onların önündeki 2 oyuncu da Garry tarafından ekarte edilmiş. Brezilyalı şut tercihinde bulunmasa dahi, aslında yaratılabilecek birçok gol seçeneği bulunuyor. Bu durum, Hamzaoğlu’nun öğrencilerinin geriye dönüşlerde ne denli sorunlu olduğunu gösteriyor. İkinci yarıda, buna benzer bir pozisyon daha yaşanmıştı.

İkinci devrede, kullandığı köşe vuruşundan sonra Fenerbahçe’nin kontrasıyla karşı karşıya kalan konuk ekip, kendi yarı sahasına dönerken kötü bir sınav verdi. Olayın başlangıcında Başkent ekibi, Sio’nun ayağıyla oldukça kötü bir korner atışı kullandı. Topu rahatlıkla kontol eden Altay, bekletmeden Ozan’a attı. Hali hazırda yaptığı driblinglerle dikkat çeken Ozan ise, göbekteki boşluğa doğru ilerleyerek topu Kruse’ye aktardı. Birkaç adım sonra, atak, bireysel hatalardan dolayı başarısız şekilde sonuçlandı. Pozisyonun başlangıcı ve bitişi aynen bu şekilde gerçekleşti.

Gençlerbirliği’nin, kaptırdığı topların devamında geriye gelmekte zorlandığı ilk yarıda da görüldü. Hal böyle iken; Hamza Hoca’nın daha tedbirli olup, rakibi karşılayacak bloğu üçten fazla oyuncuyla oluşturması gerekirdi. Bunu yapmasa dahi, geride kalan bloğun bu kadar derinde konumlanmasına izin vermemeliydi. Çünkü oyuncular arasındaki mesafenin artması, orta boşlukta geniş bir alanın oluşmasına neden oldu.

ATAĞIN TASARLANMASI

Fenerbahçe’nin Vedat ile 39’da üçüncü golü bulmasından sonra, deplasman ekibinde mental olarak tahmin edileceği üzere kırılganlıklar yaşandı. Elbette bu durum, oyun planına da yansıdı. Takımın topu almaya pek niyeti kalmadı, ve de rakibi bozmak için gerekli çabayı sarf etmekten uzak kaldılar. Bu sayede sarı lacivertliler, birinci bölgede çok rahat bir şekilde top çevirdi. Haliyle oyun geriden kurulurken, atağı doğru tasarlamak kolaylaştı. Yani oyuncular, sonraki adımı hayal etmekte güçlük çekmedi. Bu noktaya ayak basmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

ORTA SAHANIN MUTLAK HAKİMİ

Fenerbahçe bu pozisyonun öncesinde hızlı bir hücum gerçekleştirdi. Kruse’nin attığı ara pas, takım arkadaşına ulaşmayınca atak sonlandı. Buna karşılık, pozisyonun devamında topu ayağına alan deplasman ekibi, kontra atağa çıkmak istedi. Fakat Polomat’ın sol kenardan merkeze gönderdiği etkisiz top, Sadık’ın ayağında kaldı. Bu an, bizlere, Fenerbahçe’nin orta sahayı tamamen hakimiyeti altına aldığını ve rakibi kendi yarı sahasına hapsettiğini anlatıyor. Öyle ki, sarı lacivertliler kaptırılan topun devamında bile, geriye koşmak zorunda kalmıyor. Rakibin cılız atakları, kolayca sona erdiriliyor.

GARRY’NİN KOŞULARI

Garry Rodrigues’in etkili oyunundan, savunma arkasına sızışından bahsetmiştim. Fakat dakikalar ilerledikçe durum öyle bir hâl aldı ki; Garry’nin defans bloğunun arasına girerek yapması muhtemel tehlikeli koşular, bariz şekilde herkes tarafından görünür oldu. Sözün doğrusu, sızmak gizlice yapılan bir eylemdir. Ama bir müddet sonra, Rodrigues’in yapacağı hamleler çok belirgin bir duruma geldi. Görselde görüleceği üzere; Garry, Toure-Polomat arasındaki geniş alandan faydalanarak kaleye doğru koşu yapma hazırlığına giriyor. Deplasman ekibinin orta saha oyuncuları, rakibe gerekli presi uygulamıyor. Bu durum da, defans hattının sahaya yanlış yerleşmesine neden oluyor.

FERDİ’NİN KADRODAKİ YERİ

Ferdi Kadıoğlu’na değinmemek olmaz. İstanbulspor karşılaşmasında 1 gol, 1 asistle oynadı. Hakeza Gençlerbirliği’ne karşı da, çektiği ilk şutta fileleri havalandırdı ve jeneriklik bir gole imza attı. Attığı şık golün dışında yansıyan noktalara bakacak isek; genç oyuncunun topla ilişkisinin, yaşına ve tecrübesine göre iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz. Hamle/ilk 11 oyuncusu olup olmadığını anlayabilmemiz için, daha çok süre alması gerekiyor. Kendisini başlangıç kadrosunda yeterince görmedikten sonra, hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün değil. Şu anda, sadece hücum hattının sağ kanadında oynayabilir. Tabii Kruse olmazsa, kendisine forvet arkasında da görev verilebilir. Bu sezon sağ kanatta çok kez forma şansı almış Moses ve Deniz’i göz önüne alırsak, o bölgede Ferdi’ye sorumluluk vermek hiç sürpriz olmaz.

About Anıl Şirin

Bir şey değiştirmiyorsan, kaderine bekçilik yapmak ne diye?

Check Also

Zirveden düşüşe doğru: Carmelo Anthony

2000’li yılların istisnasız en iyi skorerlerinden biriydi Melo. Bilekleri şut atmak için yaratılmış gibiydi. Post ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/