25 Haziran 2019, Salı

Maç Analizi | Galatasaray 6-0 Ankaragücü

Galatasaray ikinci devrenin ilk maçında, sahasında Ankaragücü’nü Sinan(2), Onyekuru(3) ve Ndiaye’nin golleri ile 6-0 mağlup etti. Maç başında iki takımın 11’leri ve ve saha dizilimleri şu şekildeydi:

Galatasaray’da Belhanda geçen senenin aksine sağ iç oynarken, sol içte Ndiaye başladı. Yeni transfer Marcao da kendine ilk 11’de yer buldu. Henüz forvet transferi yapamayan Galatasaray’da o bölgeye Sinan Gümüş yerleşti. Galatasaray henüz ilk dakika dolmadan Sinan Gümüş’ün ayağından gol buldu. Gol öncesi gelişen atakta yer değiştirmeler ve hızlı geçiş çok önemliydi.

Görüldüğü gibi Belhanda sağ içten sol çapraza bir koşu gerçekleştiriyor. Onyekuru rakibi çizgiye çekerken Linnes sol bekten ceza sahasına doğru yöneliyor. Böylece o bölgede birbirine yakın 4 oyuncu bulunmuş oluyor. Atağın devamında da Mariano sağ taraftan bindiriyor ve öne koşu yapan Feghouli’yi görüyor. Tam da bu anda ceza sahasındaki durum aşağıdaki görseldeki gibi.

Fotoğrafta net şekilde görülüyor ki Galatasaray rakip ceza alanı ve çevresine 7 oyuncu ile kümelenmiş durumda. İki bek de pozisyonun içine dahil olmuş. Tabi ki bu her maç tekrar etmesi güç bir olay, çünkü top kaptırıldığı anda geride büyük boşluklar verebilirsiniz. Fakat yine de hücumları kalabalık yapmak ve dönen topları toplamak çok önem arz ediyor. Galatasaray ilk golden ikinci gole kadar zaman zaman Ankaragücü’nün topla oynamasına izin verdi fakat kalesine yaklaştırmadı. Yine de Ankaragücü futbolcularının zaman zaman Galatasaray defans ve orta sahası arasındaki tehlikeli bölgede topla buluştuğunu hatırlatmakta fayda var.

Özellikle sağ kanatta teknik kapasitesi yüksek üçlü Mariano-Belhanda-Feghouli’nin ikili-üçlü oyunlarına şahit olduk. Belhanda’nın sağ iç oynamasında, buradan yapılacak hücum aksiyonlarının aktörü olması istenmiş olması muhtemel. Bu üç isim yüksek oyun görüşleri ve pas alışverişleri ile hücumda çok önemli bir görev ifa ediyorlar. Feghouli’yi de bu maçta çizgide değil, daha çok içe kat eden ve ceza sahası köşesi ve iç tarafta topla buluşan bir rolde gördük.

Onun bu içe kat eden oyunu hem maçın yıldızlarından Mariano’ya geniş bir koridor açtı hem de kendisi forveti ikiledi ve pozisyonların içinde yer aldı. Zaten Galatasaray’ın atakları da genelde buradan şekillendi. Galatasaray orta sahasının üç isminin pas haritalarına baktığımız zaman, Fernando ve Belhanda’nın attıkları pasların ciddi bir kısmının sağ tarafa yönelmiş olduğunu görmek mümkün.

Sol tarafta ise Onyekuru’nun genelde topla çizgide buluştuğunu gördük. Birkaç kez de dripling ile etkili oldu. Onun çizgi oyunu ters ayaklı oynayan Linnes’i de alışık olmadığı çizgi oyunu yerine içe kat etmeye sevk etti. Linnes hem ilk golde hem de birkaç atakta bu koşuları ile tehdit oluşturdu. Bunun yanında rakip yarı sahada doğru yer tutmasıyla oyunu daraltan bir rol de üstlendi ve dönen topları topladı.

Fakat bazen o bölgede alan paylaşımı konusunda ufak sıkıntılar da yaşandı. Terim’in üstün taktik zekasını kanatlarda yaptığı bu akıllıca hamlelerden süzmek mümkün. Böylece iki taraftaki oyuncuları da eldeki seçenekler açısından en verimli olabilecekleri şekilde kullanmış oldu.

Marcao geldiği zaman pasör bir oyuncu olduğunu yazmıştım. Maçı 97 pasla tamamlayan Marcao, bunun dikkate değer bir kısmını ileriye dönük olarak verdi. Onun yerden isabetli pasları topu 2. ve 3. bölgeye geçirmede gitgide önemli bir opsiyon haline gelecek gibi duruyor. Marcao’nun pas haritasını aşağıda görebilirsiniz.

Yeni transfer olduğu için yine Marcao özelinde devam etmek istiyorum. Kendisi Chaves’te de sık sık topla çıkmayı deniyordu. Bu maçta da bir iki kez bunu denedi birinde de faul aldı.

Görselde görüldüğü gibi Marcao topla çıkıp faul alıyor. Fakat Marcao’nun çıkışları zaman zaman tehlike arz edebilir. Bu yüzden o çıktığı anda hemen Fernando’nun o boşluğu doldurması gerekiyor. Çünkü çıkışlarda bazen top kaybedebiliyor ve arkasında boşluk bırakabiliyor. Oynayıp tecrübe kazandıkça nerede çıkması gerektiğini daha iyi kavrayacaktır.

Galatasaray geçen sene top rakipteyken Belhanda’yı öne çıkarıp, preste 4-4-2 şeklinde diziliyordu. Bu maçta ise bunu zaman zaman Nidaye ile denedi.

Böylece her iki stopere de birer oyuncu baskı yapmış oldu ve rahat top çıkarmaları engellendi. Kanat oyuncuları ise bekleri takip ile görevlendirildi. Fakat maç boyunca bu şekilde etkin bir pres olduğunu söylemek abartı olacaktır. Galatasaray birçok kez rakibi karşılamak için topun orta yuvarlağa kadar gelmesini bekledi. 3. gole baktığımız zaman yine sağ tarafın etkili kullanıldığını görüyoruz. Mariano etkili bir bindirme yapıyor ve topu Belhanda ile buluşturuyor. Belhanda ise çok doğru alanda aldığı topu ufak bir hamle ile sağa çekip kendine pas alanı oluşturuyor ve koşuya devam eden Mariano’nun önüne dengeli şekilde yuvarlıyor. Mariano’nun pasında Sinan’ın gol vuruşu da gerçekten çok temiz.

Burada asıl önemli nokta vuruştan ziyade atağın gelişimi. Futbolda asistin asisti kavramı son yıllarda çok önem kazandı. Belhanda doğru yerde topla buluşup Mariano’yu pozisyona soktu. Etrafında kaliteli isimler olduğu müddetçe Belhanda’nın bu alanları gerek koşular gerekse vereceği paslar ile değerlendireceğine kuşkum yok. Fakat yine de bu maçın tam ölçüt olduğunu düşünmüyorum. Galatasaray çok iyi geçiş oyunları oynadı, topu hızlıca rakip sahaya taşıdı. Bunun yanında set oyunları ve oyuncuların yer değiştirmeleri ile pozisyonlar yakaladı. Fakat Ankaragücü hemen hiç direnç gösteremedi ve bu oyuna müsaade etti. Galatasaray’dan çok olumlu sinyaller aldık fakat önemli olan bu oyunun sürekliliği.

İkinci yarıya da hızlı başlayan Galatasaray hemen ilk dakikalarda iki pozisyon buldu fakat değerlendiremedi. Dakikalar 60’ı gösterirken Fernando’nun orta sahada kazandığı bir top ile hızlı atağa çıkan Galatasaray Onyekuru’nun ayağından golü buldu. Maçın bundan sonraki bölümünde iki takımın da bir parça oyundan koptuğunu söylemek yanlış olmaz. Zaten Ankaragücü maçın başından beri oyuna tam dahil olamamıştı. Fakat Galatasaray, iştahlı oyunundan yine vazgeçmedi ve birçok pozisyona girdi. Neticede ilerleyen dakikalarda Onyekuru ve Ndiaye ile iki şık gol buldu ve rahat bir galibiyete uzandı.

Forvet eksiği bu maçta da görüldü fakat bulunan pozisyon sayısı çok olunca bu çok göze çarpmadı. Fatih Terim’in üzerinde çalışması gereken konulardan biri de pozisyonları tamamlamak olacaktır. İmparator’un bunu fark etmediğini ya da görmezden geldiğini söylemiyorum fakat bu hala çözülmesi gereken bir problem olarak duruyor. Sonuç olarak Galatasaray için zorluk derecesi yüksek olmayan bir maçtı. Erken gelen gol takımı çok rahatlattı. Gerek geçiş oyunlarında gerekse set oyunlarında, takım herkese ümit verdi. Mariano-Belhanda-Feghouli üçlüsü Galatasaray’ın en önemli hücum silahı olacak gibi duruyor. Onyekuru pas ve şut tercihlerini daha iyi ayarlarsa bu sene ciddi bir gol sayısına ulaşabilir. Henüz bu takımda Nagatomo, Emre Akbaba ve bir forvetin eksik olduğunu da unutmamak gerek.

About Enes Ekincioğlu

Futbolu ana kucağından beri izler, yürümeye başladığından beri oynar, dili döndüğünden beri konuşur... İletişim: enesekincioglu@topsuzoyun.com

Check Also

“SÜRECE GÜVEN” | Philadelphia 76ers

Allen Iversonlar, Moses Malonlar, Julius Ervingler, Wilt Chamberlainler kimler geldi kimler geçti bu takımdan… Çok ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/