18 Ekim 2019, Cuma

MAÇ ÖNÜ | GALATASARAY – FENERBAHÇE

Süper Lig’in 6. haftasında 8 puana sahip Galatasaray ile 10 puana sahip Fenerbahçe karşı karşıya gelecek. Derbide nasıl bir maç bizi bekliyor? Derbi özelinde iki takımın sezonun şu dilimine kadar ne oynadıklarını inceleyeceğim. Fazla uzatmadan konuk takım olan Fenerbahçe ile giriş yapalım.

FENERBAHÇE’NİN HAREKETLİ OYUNU

Fenerbahçe, Kruse ve Vedat’ın aynı anda sahada olduğu arkalarında ise Tolga veya Ozan’ın yer aldığı denklemde en başarılı oyunlarını çıkardı. Takımın en güçlü özelliğinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun sebebi ise Kruse ve Muriqi ikilisinin çok hareketli olması. Bu iki oyuncunun topla buluşma haritalarına baktığımız zaman Vedat’ın merkezde çok fazla top istediğini, Kruse’nin ise sahanın yer yerine bastığını görüyoruz. Onların bu hareketli oyunu –eşleştikleri rakiplerini peşinden götürdükleri için– takım arkadaşlarının rahat boşluk bulmasını sağlıyor. Bu aşamada ise bu oyuncuların arkasında oynayacak isimler ön plana çıkıyor. Tolga ve Ozan gibi box to box oynayabilen, iki kale arasında mekik dokuyan ve koşu mesafeleri yüksek oyuncular bu boşlukları etkili bir şekilde kullanıyor.

Genelde eski tip 10 numara profili bellidir, bu tarz oyuncular sahada ince işler yapan fakat takım savunmasına katkısı düşük isimlerdir. Futbolda artık bu tarz oyuncuların pek kalmadığını görüyoruz. Çünkü artık bu oyunda her takım bloklar halinde savunma yapıyor, bu blokların birbirine yakınlaşması gerektiği gibi aralara giren oyunculara rahat düşünme imkanı vermemek öncelik haline geldi. Dolayısıyla her oyuncunun belli bir seviyede buna katkıda bulunması gerekiyor. Bu sebeple artık özellikle 10 numaralar gibi oyunun en yoğun bölgesinde oynayan bu tarz isimlerin modern futboldaki yerinin kaybolduğunu görüyoruz. Çünkü bu oyunda bu tarz oyuncuların yükünü başkasına vermek artık yeterli olmuyor.

Kruse bölgesindeki oyunculara göre çalışkan bir oyuncu fakat orta sahada sert duran ve topla oynamak isteyen takımlara karşı merkezde bu yapıyla oynamak Fenerbahçe’ye sıkıntı yaratabilir. Dolayısıyla Kruse gibi bu tarz özel oyuncuların arkasındaki yapıyı çok doğru kurgulamanız gerekiyor. Bu tarz maçlarda Kruse’nin arkasında Emre-Gustavo ikilisi ilk tercih olarak öne çıkıyor. Fakat bu ikilinin rakip yarı sahadaki koşu mesafeleri Fenerbahçe’nin ağırlık merkezini geriye doğru çekebilir. Ayrıca bu yapıda, yukarıda bahsettiğim boşlukları kullanabilecek bir profilde orta saha oyuncusu yok. Dolayısıyla ben Ozan’ın bu takım için çok kritik olacağını düşünüyorum. Yani bu takım için Ozan-Gustavo-Emre merkez üçlüsü Süper Lig’in gördüğü en uyumlu üçlülerden biri olabilir. Bu üçlüyü aynı anda oynatmak için de Kruse’yi kanada çekmek en mantıklı çözüm gibi geliyor. Zaten normalde de sola yaklaşmayı sevdiğini biliyoruz. O yüzden çok hareketli ve sahanın her yerine basan bir oyuncu olduğu için topla buluşma konusunda sıkıntı yaşamayacaktır.

GALATASARAY SAVUNMA GEÇİŞLERİ

Galatasaray, bu sezon ligle oynadığı karşılaşmalarda -Yeni Malatyaspor karşılaşmasına kadar- topa hükmetme iradesine karşı koyan bir takımla hiç karşılaşmamıştı. Genelde topu kendisine bırakan takımların savunmalarını çözmeye çalıştı. Yeni Malatyaspor karşılaşması bu açıdan Galatasaray için iyi bir test maçıydı. Sarı-kırmızılı ekibin ivmeyi artırdığında ve oyunun açıldığı zamanlarda geçiş oyuncularını çok daha iyi yaptığını gördük. Fakat yine aynı şekilde rakibin hızlı geldiği zamanlarda yerleşme problemi gözle görülür bir şekilde devam ediyor.

Ne demek istiyorum? Yukarıdaki görselle örneklendireyim. Yeni Malatyaspor geriden çıkıyor Galatasaray rahat bir şekilde yerleşme imkanı bulmuş ve rakibi rahatsız etmek istiyor. Öncelikle Adem geriye gelmediği için Yuto rakip bek oyuncusuna baskıya çıkmak zorunda kaldı ve Nzonzi de alanı bıraktı Yuto’nun eşleşmesi gereken Guilherme’nin top almasını engellemek için sola doğru kaydı. Bu sebeple Seri’nin merkezde iki oyuncuya karşı tek kaldığını görüyoruz. Ön tarafa bakarsak da Ömer baskıya çıkmış ve sağındaki oyuncunun pas kanalını kapatarak geliyor yani Andone de tamamen yanlış yerde pozisyon alıyor. Aslında diğer stoperin orada olması gerekiyor. Andone hatalı durduğu için Babel stopere çıkmak sorunda kalmış dolayısıyla rakibin sol bek oyuncusu da tamamen serbest durumda. Görüldüğü gibi hatalar zinciri birbirini devam ettiriyor. Bu tabi ki bir örnek fakat maç geneline baktığımız zaman ise bunların çok fazla olduğunu görüyoruz. Fatih Terim’in bu teknik direktörlük döneminde pres konusunda en iyi olduğu aralık Belhanda’yı ön alanda Gomis’in yanında prese dahil ettiği zamandı. Daha sonrasında ise aynı istikrarı göremedik.

Üstteki görselde yine ön alanda kalabalık sayılabilecek fakat doğru bir şekilde adam paylaşımı yapılmamış bir pres görüyoruz. Pozisyonun devamında ceza alanında rahat bir şekilde topu alan stoper oyuncusu sol çizgiye doğru rahat bir pas atıyor.

Topu hiçbir baskıyla karşılaşmadan indiren Buğra, topu kontrol ediyor yüzünü kaleye dönüyor ve herhangi bir engel ile karşılaşmadan koşu yapan takım arkadaşının koşu yoluna pası atıyor. Görüldüğü gibi oyuncuların yeni olmasından da kaynaklanan bu tarz hatalar takımın ritmini tamamen bozuyor ve defans hattını tamamen çaresiz bir duruma itiyor.

Fenerbahçe maçında merkezde Gustavo ve Emre gibi bu tarz saha içi boşlukları iyi okuyabilen oyuncular karşı bu hataları yapmak demek rakibe gol pozisyonu vermek anlamına gelecektir. Muslera’nın forma olduğu sezonda Galatasaray’ın şu ana kadar oynadığı 5 maçın 4 tanesinde kalesinde gol görmesi bazı şeyleri açıklıyor aslında.

FENERBAHÇE SAVUNMA KURGUSU

Fenerbahçe’de geçen seneden beri sadece stopere 5 tane oyuncu transferi yapıldı. Kadrodaki 4 stoper arasındaki kulüpteki ilk senesini tamamlamış oyuncu yok. Tolga’nın merkezde çift orta sahadan biri olduğu oyunda Fenerbahçe’nin top çıkarma konusunda sıkıntı yaşadığını gördük. Tolga’nın partneri olan oyuncuların üzerine markaj uygulandığı zaman özellikle bu konuda takım fazla sırıttı. Fakat bu maç özelinde merkezde Emre-Gustavo ikilisinin oynayacağını ve bu ikilinin top çıkarma sorunu yaşamayacağını düşündüğüm için bu konuyu başka bir zamana bırakacağım. Stoperde oynayan oyuncular arasında oyunun hücum tarafına en fazla katkı sağlayan oyuncu Jailson oldu. Bilekleri iyi, topu doğru yönlendirebiliyor ve topla çıkabiliyor. Dolayısıyla stoper için tahtaya ilk yazılması gereken isim olduğunu düşünüyorum. Onun yanına ise Zanka ismi ön plana çıkıyor.

Beklere baktığımızda ise alternatifsiz bir kadro görüyorduk fakat sakat oyuncular yavaş yavaş dönmeye başladı. Yine de sol tarafta Dirar’ın yeri garanti gibi görünüyor. Sağda ise Isla’nın dönüşüyle beraber Ozan ile önümüzdeki maç için iyi bir rekabet olacağını söyleyebiliriz fakat ben yine de Ozan’ın başlayacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe’nin ligde oynadığı maçlarda merkezi kalabalık tutan takımlara karşı zorlandığını gördük. Fenerbahçe orta sahada üstün olduğunda oynamak istediği oyunu daha iyi oynadı. Maçlara kısaca göz atarsak, Gazişehir’de Șumudică 3 stoperli bir anlayış ile sahaya çıktı ve bekleri öne baskıya göndermedi. Dolayısıyla orta sahadan eksildi ve defansa ekleme yaptı. Merkezde kalan üç oyuncu hem kanatlara hem de orta sahaya basmak zorunda kaldı ve çok genişledi dolayısıyla Fenerbahçe en iyi yaptığı şeyi yapma imkanı buldu ve 5 gollü bir galibiyet aldı. İkinci maçta Arda gibi deforme olmuş bir oyuncuyla merkezde üstünlük kuramayan bir Başakşehir, üçüncü maçta ise forvet özellikli Ekuban ile merkezde Sosa-A. Parmak ikilisiyle oynayan bir Trabzonspor gördük.

Alanyaspor maçıyla birlikte Fenerbahçe’nin karşılaştığı takımların profili tamamen değişti. Sarı-lacivertli ekibin zaaflarının üzerine giden ve kendilerini zorlayan takımlarla eşleştiler. Alanyaspor merkezde Siopis ve Ceyhun gibi iki ön liberonun önüne çalışkan bir Bakasetas ile Fenerbahçe’ye ters gelebilecek bir yapıyla sahaya çıktı, 3-1’lik galibiyet aldı. Ankaragücü karşılaşmasında Metin Diyadin ise Faty, Moke ve Sedat gibi üç ön libero ile aynı şeyi yapmaya çalıştı. Puan alamasa da Fenerbahçe’yi en zorlayan takımlardan biri olmayı başardılar.

Stoper hatalarının en temel sebeplerinden birisi de orta sahada yaşanan bu alternatifsizlik. Dripling ile topu taşıyamayan stoperler top getirirken yeterli pas alternatifi bulamadığı için sık sık hata yaptı. Kruse fazla önde kaldığı, Tolga’nın ise pas istemeyi yeterince iyi bilmediği için bu sıkıntının çokça yaşandığını gördük. Gustavo’nun son maçta bu konuda takım arkadaşlarını sıkça uyardığına da şahit olduk. Dolayısıyla Emre ve Gustavo ikilisi bu sorunu büyük ölçüde çözecektir.

FATİH TERİM VE BEKLER

Nzonzi’nin savunma olarak takımın seviyesini bir tık yukarı çekiyor olsa da hücum olarak bekleneni veremediğini düşünüyorum. Özellikle stoperlerden çok rol çalıyor. Nzonzi’nin takıma katılması sonrasında geçen seneye göre Marcao’nun isabetli pas sayısı 15 azalırken Luyindama’nın 10 azaldı. Galatasaray’ın bu sene, bir önceki seneye göre yaklaşık 30 isabetli pas daha yaptığını düşünürsek çok bariz bir düşüş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Nzonzi’nin de Fernando’ya göre 15 pas daha fazla yaptığını eklersek buradaki rol değişimini görebiliriz. Baktığımız zaman pas sayısının öne doğru kayması takım adına ümit verici bir gelişme fakat burada rollerin dağılımındaki sıkıntı geçen senenin probleminin devam ettiğini gösteriyor. Pas sayısının öne doğru artması bize topun daha çok ön alanda olduğunu gösterir. Fakat Nzonzi stoperlere çok yaklaşıyor ve genelde işaretli alanda, pas oyunu oynayan bir takımda stoperlerin topla buluşması gerektiği yerde, topla buluşuyor. Stoperler ile çakışıyor. Ona verilen rol tanımının daha belirgin olması lazım. Luyindama ve Marcao ikilisinin top çıkarabildiğini görüyoruz dolayısıyla Nzonzi’nin biraz daha önde pozisyon alıp içlerde oynayan oyuncuları öne itmesi ve bağlayıcı görevi görmesi gerekiyor. Ya da Nzonzi’yi stoperlerin arasına çekerek bekleri öne itebilir ve sayı olarak saha parselizasyonunu biraz daha dengeli bir şekilde yapabilirsiniz. Şu anki yapıyla takımın ağırlık merkezi geriye doğru çekilmiş oluyor.

Galatasaray’ın bek sorununa geçiş yaparsak belki de Fatih Terim’in kariyerinde bekleri ilk defa tehdit değil! Bu geçen seneden beri devam eden bir problem aslında. Beklerin yaşlı olması, tempo ve form sorunları gibi etkenler olsa da temel sebep sahadaki yerleşmelerinden kaynaklanıyor. Galatasaray hücumda nasıl yerleşiyor? Kanat oyuncuları forvetlerin yanına doğru yaklaşırken iç oyuncuları da rakibin stoper ve orta saha hattı arasında pozisyon almaya çalışıyor. Sarı-kırmızılı ekip sadece rakip sahaya yerleştiğinde değil de bunu top çıkartırken de kullandığı için saha birbirinden farklı iki takım varmış gibi gözüküyor. Ön taraf ve arka taraf arasındaki mesafe genişliyor, rakip buraya 4-5 oyuncu ile girme şansı yakalıyor ve ön libero burada tek başına kalıyor. İlk geldiğinde Seri’nin bu kadar pas hatası ile oynamasının ve kötü görünmesinin sebebi de buydu. Yine aynı şekilde Nzonzi’nin de artan pas hatalarının altında da bu sebep yatıyor.

Peki bekler nasıl kullanılabilir? Öncelikle hem 8 oyuncularını öne atıp hem de bekleri öne etmek günümüz futbolunda pek mümkün değil. Galatasaray iç oyuncuları önde pozisyon alınca ve bekler hücuma da katılayım ama kontra dönüşlerine de dikkat edeyim gibi arada bir şey yapmaya çalışınca ne hücumda ne de savunmada etki gösterebiliyorlar. O yüzden Galatasaray’da çizgiye basma görevini bir kanat oyuncusunun devralması gerekiyor. Mesela Feghouli rakibi genişletecek şekilde rakibin beki ile eşleşerek ofsayt hizasında çizgiye basarsa ve Mariano biraz daha merkeze doğru pozisyon alırsa Galatasaray hem savunmayı enlemesine genişletebilir hem de dönen topları süpürebilir. Aynı zamanda Mariano’dan da oyun kurma konusunda katkı alabilir. Tam tersi de olabilir Babel ters kanatta çizgi üzerinde oynarken Yuto ile savunmayı üçler ve Mariano’yu biraz daha öne atabilirsiniz. Dolayısıyla Galatasaray’ın bek sorunun yerleşimden kaynaklandığını ve küçük birkaç dokunuş ile düzeltilebileceğini düşünüyorum. Burada genel hatlarıyla bahsettim fakat merak edenler için geçen sene Yeni Malatyaspor karşılaşmasında bunu detaylı olarak yazmıştım, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

NASIL BİR OYUN OLUR?

Fenerbahçe fiziksel olarak ligin en hazır takımlarından biri ve Galatasaray bu konuda tam olarak hazır değil. Özellikle Gustavo’nun bu konuda çok hazır aynı zamanda ligin en iyilerin biri olduğunu gördük. Dolayısıyla Fatih Terim’in de kulübede olmadığını düşünürsek zaman ilerledikçe konuk ekip biraz daha avantajlı bir duruma geçecektir. Belhanda’nın dönüşüyle beraber Galatasaray’da “Lemina mı? Seri mi?” sorusu gündeme geliyor. Lemina 45-60 dakika civarı oynamak için hazır Seri ise son maç itibariyle çok forma gözüktü. Yine de Kruse’nin merkezde oynayacağı denklemde Fatih Terim’in Lemina ile orta sahada sertliği almayı isteyeceğini düşünüyorum. Bu Galatasaray için ciddi bir avantaj demek. Aynı şekilde Gustavo ve Emre gibi rakip sahadaki koşu mesafeleri sınırlı olan oyuncuların top çıkarma konusunda çok iyi iş yapacağını düşünüyor olsam da Kruse ve Vedat ikilisinin arkasındaki boşlukları yeterince kullanamayacağını da düşünüyorum. Üç merkez orta sahaya Feghouli ve Babel  gibi merkezi kullanan oyuncuların da ekleneceğini düşünürsek yukarıdaki görselde de gözüktüğü gibi Galatasaray’ın orta sahada sayısal üstünlüğü alması muhtemel görünüyor. Ayrıca pas oyunu oynamak isteyen iki rakip karşılaşacağından dolayı bu konuda da oldukça iyi bir eşleşme göreceğiz. İki takımda topu isteyeceği ve bu alanda birbirlerine yakın olacaklarını öngörürsek git-geller artacağı için hareketli, bol pozisyonlu bir karşılaşma bizi bekliyor gibi.

BONUS

Ersin Sezer ve İlke Cancanoğlu ile derbiyi detaylı olarak konuştuk yayınımızı izlemek isteyenler buraya tıklayabilir.

About Topsuzoyun

Check Also

Armaya Adanan Hayat: BEKİR ÇINAR

  15 Aralık 1995 Belçikalı Jean-Marc Bosman, Avrupa Adalet Divanı’na açtığı davayı kazandı. Bu karara göre ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/