23 Şubat 2019, Cumartesi

NBA’DE YÜZÜKSÜZ SÜPERSTARLAR – 2

Dikembe Mutombo

Asıl adı ‘’Dikembe Mutombo Mpolondo Mukamba Mean Jacque Wamutombo’’ olan NBA efsanesi aslen Kongoludur ve 25 Haziran 1966 tarihinde dünyaya gelmiştir. Boyu 2.18 olan Mutombo’nun, kulaç uzunluğu boyundan fazladır. Bir diğer ilginç bilgi ise Shaq ile birlikte en büyük ayaklı oyuncu olmasıdır. Mutombo, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve 5 farklı şive ile Afrika dilini konuşabilen biri. Mutombo Georgetown Üniversitesi’nde 9.9 sayı, 8.6 ribaund ve %64 şut yüzdesiyle bitirdikten sonra 91 draftlarına katıldı ve 4. Sıradan Denver Nuggets tarafından seçildi. Ayrıca Kolej Ligi’nde yılın savunmacısı ödülünü almıştı. Dikembe çaylak yılında 16.6 sayı, 3.0 blok, 12.3 ribaund ile oynadı. Gariptir ki sonraki sezonların hiçbirinde bu 16 sayıyı geçemedi. Çaylak sezonunda bir maçta 39 sayı attı ve o sezon en iyi çaylak 5’ine seçildi. Sonrasında 93-94 sezonunda 4.1 blok ile o sezon en çok blok yapan oyuncu oldu. Bir sonraki sezon ise 3.9 blok ortalaması yakaladı ve yine bu alanda birinci oldu. 95-96 sezonunda ise 4.4 ortalama ile kariyerinin en çok blok ortalamasını yakaladı ve o sezon ayrıca NBA’de bir ilke imza atarak bir hücumda 3 topu blokladı, o zamana kadar bunu yapan ilk kişi oldu. Mutombo 1999-2000 sezonunda 14.1 ribaund ile o sezon NBA’in en çok ribaund alan oyuncusu oldu ayrıca bu istatistik kendi kariyerindeki en yüksek oran oldu. Dikembe, her bloktan sonra parmak sallama hareketiyle tanıttı kendini bize hatta bazen bunu öyle abarttığı oluyordu ki bir topu blokladıktan sonra kameralara dönüp parmak sallarken blokladığı topu rakip oyuncu alıp kolayca tamamlamıştı, bu hareketi sonrası koçundan da iyi bir fırça yemişti zaten. Kendisi 8 kere All Star oldu ve bunlardan üçünde ilk beşte başladı. 4 defa yılın savunmacısı ödülünü aldı. 2000-01 sezonunda Iverson ile beraber efsane Lakers’a karşı NBA Finalleri’nde mücadele ettiler ve o seride 76’ers adına Iverson’dan sonra takımı sürükleyen isim olmuştu. Final serisine Mutombo 41 dakika sahada kalıp 16.8 sayı ile sezon içinde ulaşamadığı sayıya Playofflarda ulaşmıştı. Ayrıca 12.2 ribaund ve 2.2 blok ortalaması ile mücadele etti. Ama bu mücadele yeterli olmamıştı ve Lakers, Shaq ve Kobe’nin önderliğinde seriyi 4-1 kazanarak NBA şampiyonluğuna ulaşmıştı. Playoff’dan söz açılmışken Mutombo, Denver forması giyerken Seattle’a karşı oynanan Playoff serisinde 5 maçta 31 blok ile 6.2 blok ortalaması tutturmuştu. Gerçekten yakalanması çok çok zor bir istatistik. O sezon yine ribaund lideriliğini almıştı ve arka arkaya ribaund lideri olan 6. Oyuncu olmuştu.

Jordan’ın basketbola dönüş kararından sonra 1997 All-Star maçının devre arasında, Mutombo, jordan’a asla benim üzerimden smaç basamazsın der ve sonraki sezon Jordan Mutombo üzerinden jeneriklik bir smaç basar ve dönüp Mutombo’nun o meşhur parmak sallama hareketini yapar. Bu olay bence bize büyük lokma ye ama büyük konuşma lafının canlı örneği olmalıdır. Son olarak Mutombo kariyerini bir sakatlık sonucu bitirmişti. Kariyerini bitirdiği zaman ligin en yaşlı oyuncusuydu (42 yaşında). Mutombo  NBA’in en elit savunmacılarından biri olarak gösterilir ve bana kalırsa Hakeem Olajuwon’dan sonra en elit savunmacıdır. Son olarak Dikembe, sürekli yardım faaliyetlerinde boy gösteren biri olmuştur ve bunun en büyük örneği Afrika’da açmış olduğu kalp hastanesi.

John Stockton

John Stockton, tüm zamanların en iyi oyun kurucularından biri olarak gösterilir. Bir takıma adanan hayatlarda benim için Kobe’den hemen sonra gelir. 22 Mart 1962 tarihinde dünyaya gelen Stockton, Hakeem Olajuwon’un birinci, Sam Bowie’nin ikinci ve Jordan’ın üçüncü seçildiği 84 draftlarında 16. sıradan seçimişti. Kariyerinde tam 19 sezon oynamış  olan Stockton kolay kolay maç kaçırmayan biriydi. Draft edildikten bir sonraki sene Utah Jazz Karl Malone’yi draft etti ve NBA tarihinde 1414 normal sezon maçına çıkarak bir rekora imza atmışlardı. 97 ve 98 senelerinde şampiyonluğa çok yaklaşmışlardı fakat Jordan ve onun Chicago’su bu şansı onların ellerinden aldı. 98 senesi finallerinde serinin 6. Maçında bitime 22 saniye varken Jordan,  Stockton’un pasında post-up’da olan Malone’den topu kaptı ve sonrasında o unutulmaz ‘’The Last Shot”ı gönderdi ve geri kalan sürede Utah sayı bulamayınca Jordanlı Chicago bir kez daha şampiyon oldu.

John Stockton deyince akla gelen iki şey asist ve süreklilik olmuştur. Stockton 19 yıllık NBA kariyerinde toplam 15806 asist yaparak ve 10.5 asist ortalaması tutturarak bu alanda kırılması zor bir rekora imza atmıştır. 99 yılında NBA’de gelmiş geçmiş en çok asist yapan oyuncu olduğunda verdiği bir demeçte “hayatımın amacına ulaşmış oldum’’ demiştir. Stockton ayrıca NBA tarihinin görmüş olduğu en istikrarlı oyuncularından biridir. 19 yıllık NBA kariyerinde sadece 22 maç kaçırmıştır ve son sezonunda 40 yaşındayken normal sezonun tüm maçlarında oynamış ve 8 asist ortalaması ile mücadele etmiştir. NBA’de en tabiri caizse en çirkef oyuncularından biri olarak bilinen Dennis Rodman onun için “maç sırasında ondan yediğiniz dirseklerin haddi hesabi olmaz’’ demiştir. Bu demeç ise ayrıca ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu gösterir. Rekora gelecek olursak NBA’in en çok asist yapan oyuncuları listesinde 2. sırada Jason Kidd 12901 asist ile 3. sırada Steve Nash ise 10335 asist ile yer almaktadır. Aradaki farkı açıklayacak olursak bir oyuncu normal sezonun hiçbir maçını kaçırmadan art arda 4 sezon boyunca 10 asist ortalaması tutturursa toplamda 3280 asist yapmış oluyor. Yani Stockton NBA tarihinin en çok asist yapan 2. oyuncusundan yaklaşık olarak 4 sezonun tamamını oynamış kadar önde yer alıyor, gerçekten kırılması çok güç bir rekor.  Günümüz NBA’inde bu rekora en çok yaklaşabilecek isim olarak Chris Paul ve Rajon Rondo gibi görünüyor. Rondo’nun istikrarsızlığı göz önüne alındığında burada bence Chris Paul bir adım önde. Paul şuan 8 bin asist barajını geçmiş durumda ve şuan 33 yaşında. Sonuç olarak Stockton’un bu rekorunu kolay kolay geçecek biri şimdilik görünmüyor.

John Stockton, bence vasat oyuncularla kurulu bir takımı başarılı yapabilecek bir oyuncuydu. Oynamaktan çok oynatan kişiyi canlandırması, onu o yapan en büyük özelliğidir. Aşırı gösterişsiz, sade, olabildiğince mütevazı bir oyun anlayışı vardır. Öyledir ki kendisi smaç vurabiliyorken hiçbir profesyonel maçta smaç vurmamıştır. O oyunu zevkli kılmaktan ziyade, oyunu kuralına göre oynamanın, doğal yeteneğin değil de çok çalışmanın başarı getirdiğine inanan biriydi.

About Murtaza

spor ile ilgilenmeye çalışan kendi çapında yazılar yazan biri

Check Also

Maç Analizi | Galatasaray 6-0 Ankaragücü

Galatasaray ikinci devrenin ilk maçında, sahasında Ankaragücü’nü Sinan(2), Onyekuru(3) ve Ndiaye’nin golleri ile 6-0 mağlup ...