17 Ağustos 2019, Cumartesi

Oyuncu Raporu | Justin Kluivert

(Photo by Marco Canoniero/LightRocket via Getty Images)

Bazı futbolcular hayata bir adım önde başlar. Bugün size o adamlardan birini anlatacağım. Bunu derken aklınıza neyin geldiğini biliyorum. Patrick Kulivert’ın oğluysanız herkes size küçüklükten itibaren futbolcu gözüyle bakar. Bunun elbette artısı vardır ancak eksisi de var. Artısı yukarıda söylediğim değil. Eğer anne veya babanız sporcu ise ya da spor kulüplerinin önemli pozisyonlarında çalışmışsa küçük yaşlarda istediğiniz spor dalının eğitimini almaya başlarsınız. Günümüz futboluna bakacak olursak profesyonelliğin çok küçük yaşlardan itibaren öneminin arttığını görüyoruz. 18-19 yaşlarına gelince tecrübeli ve eğitimli bir futbolcu olmak kariyeriniz için büyük avantaj sağlar. Dezavantajı da şu: Babanız büyük bir futbolcuysa siz de en az onun kadar iyi olmalısınız. Kırdığı rekorları hemen sizin de egale etmeniz hatta çok daha iyi seviyeye çıkartmanız gerekir. Yaptığınız basit hatalar abartılır ve size yakıştırılmaz. Gelişiminiz diğer futbolculara göre çok daha hızlı olmalı, onların arasından hemen sıyrılmanız gerekir. Kısacası üzerinizde yoğun baskı vardır ve kariyeriniz boyunca o baskı hiç azalmaz.

Profil

Patrick Kluivert’ın oğlu Justin Kluivert 5 Mayıs 1999’da Hollanda’da doğdu. Ajax’ın altyapısında futbol hayatına başladı. Basamakları birer birer tırmandı ve 2016/2017 sezonunda A takıma yükselmeyi başardı. Sezonun ikinci yarısında Ajax formasıyla tanıştı. İkinci yarının ilk maçında Younes sakatlanınca oyuna girdi ve babası gibi Ajax’ın altyapısından çıkıp kariyerine bu takımda başlamış oldu. Ajax gibi takımlarda 17 yaşındaki futbolcuların forma şansı bulması çok normaldir. Ajax o sezon hatırlayacağınız üzere Avrupa Ligi’nde finale kadar yürüdü. Kluivert da oynayan genç oyunculardan sadece biriydi. Bugünlerde milli takım gençleşiyor, dolayısıyla başarının gelmemesi çok normal diyen futbolseverler Ajax’ın 16/17 sezonundaki kadrosuna en yakın zamanda baksınlar. Meselenin genç oyuncu oynatmak değil, kendi imkanlarıyla yetiştiren kulüplerden örnek alınması gerektiğini öğrenirler. Hedef sadece gençleştirmekse milli takımımız u21 takımıyla her maça çıksın, olsun bitsin.

Hollandalı oyuncu, esas patlamayı geçen sezon yaptı. 36 maçta 11 gol ve 5 asist yaparak büyük kulüplerin ilgisini çekti. Monchi ile yepyeni bir sayfa açan Roma, Kluivert gibi birçok genç ismi kadrosuna kattı. Monchi olmasaydı Roma onu alabilir miydi emin değilim. Yeni takımına henüz alışamadı. 9 maçta 500 dakikadan az oynadı, birer gol ve asist yaptı.

Oyun Stili

Justin Kluivert genellikle sol kanatta yer alıyor. Sağ ayaklı olduğu için içeriye kat etmeyi seven bir oyuncu. Zaman zaman sağ kanatta da onu görebiliyoruz. Çizgi oyuncusu değil fakat oyunu açmayı biliyor. Bazı oyuncular pozisyon sıkıştığında çalımlarla yani bireysel becerisiyle bir şeyler yapmaya çalışır ancak o çoğu zaman kanattan kanada attığı uzun paslarla oyunu açmayı tercih ediyor. Dar alanda yaptığı kısa paslaşmalarla da pozisyona hız kazandırıyor. Kaleyi gördüğü her yerden şut atabiliyor.

Öne Çıkan Özellikleri

Tipik Kluivert golü ile özelliklerini anlatmaya başlayalım. Dediğim gibi genelde sol kanatta oynamayı tercih ediyor. Bunun temel sebebi içeriye hızlıca girip tehlikeli pozisyonlar üretebilecek bir isim olmasıdır. Williem II maçında da buna benzer bir gol atmıştı. Sol kanatta çizgi üzerinde topu alıyor. Ceza sahasının köşesini biraz geçip geriye doğru çıkıyor.

Vuruş açısı çok da iyi değil. Çoğu oyuncu böyle yerlerde topu kaleye bile gönderemiyor. Hemen yanında onu rahatsız eden rakip oyuncu var. Şutun önünde 2 oyuncu daha var, üstelik yakın direği kaleci tutmuş. Yani topun yakın köşeden gol olması biraz zor. Bu yüzden Kluivert uzak köşeyi hedef alıyor. Bunu söylemek kolaydır ancak yapması çok zordur. Çoğu zaman bu açıdan uzak köşeye atılan toplar farklı şekilde dışarı çıkar. Ayrıca Kluivert teknik bir oyuncu olmasına rağmen şutları genelde çok sert ve hızlıdır. Bu pozisyondaki şut da böyle olunca güzel bir gol izlemiş oluyoruz. Buna benzer golleri çoğu maçında görebiliriz.

Şimdi size göstereceğim özellik basit ama nadiren görebileceğiniz türden. Pozisyon takibini farklı boyutlara taşımış Kluivert. Pozisyon takibini birçok oyuncu önemsemez. Yapılan takipler genelde topa göre olur. Bu konuda biraz daha iyi olan oyuncular, oyuncuyu da takip ederler. Böylelikle ceza sahasından basit ama çok gol atarlar. Ülkemizde bunu en iyi yapan futbolcu Burak Yılmaz. Kluivert bu pozisyonda ne topu ne de oyuncuyu takip ediyor. Neres, içeriye orta açıyor. Kluivert pozisyondan bağımsız olarak önündeki boş alana koşu yapıyor. Görüntü sizi yanıltmasın. Neres’in topu ona atma ihtimaline göre koşu yapmıyor. Öyle olsa pas Huntelaar’a gidince koşuyu durdurması gerekirdi. O, toptan uzaklaşmasına rağmen önündeki boşluğa doğru koşmaya devam ediyor.

Huntelaar ile rakip oyuncu mücadele ederken top beklenmeyecek şekilde sağ tarafa yani tam da Kluivert’ın olduğu yere doğru sekiyor. O da yeniden Huntelaar’a yerden gönderiyor ve hanesine asist yazdırmış oluyor. Golün Ajax’ın 10 kişi kalıp galibiyet için umudunun iyice azaldığı dakikalarda gelmesi Kluivert’ın pozisyondaki değerini arttırıyor. Kluivert boş koşuyu yapmasıydı top dışarı çıkacaktı. Bazen pozisyondan bağımsız yaptığınız şeyler bir anda en önemli hale dönüşüyor.

Kluivert’ın aşağıdaki gösterdiğim pozisyonda yaptıkları ders olarak herkese gösterilmeli. Son zamanlarda izlediğim en iyi pozisyonlardan biri. Orta sahaya kadar gelip topu alıyor. Biraz ilerleyip 2 oyuncuyu çalımlıyor ve ardından Van de Beek’e pası atıyor.

Kluivert pası attıktan sonra ilerleyip boş alana geçiyor. Van de Beek üzerine oyuncuları çektikten sonra topu yine Kluivert’a gönderiyor. O da çok geçmeden sağ kanatta boş olan arkadaşına topu atıyor. Yani oyunu açıyor. Topu attıktan sonra rakip ceza sahasına doğru yöneliyor.

Sağ kanattaki takım arkadaşı biraz ilerleyip ters kanattaki Huntelaar’a havadan uzun bir pas atıyor. Huntelaar’a doğru yönelen rakip oyuncu Kluivert’ın önünü açmış oluyor. O da oraya doğru koşmaya devam ediyor.

Kluivert biraz ilerledikten sonra sola doğru çalım yapmadan kayıyor ve önünü açıyor. Rakip ondan biraz uzaklaşınca düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderiyor.

Yaptıkları kısaca şu şekilde: orta sahadan topu alıp oyuncu çalımlama, arkadaşı ile verkaç, çizgiye doğru topu atarak oyunu açma, ceza sahasına doğru hızlı koşu, ceza sahasında açılan araya doğru yönelme, şut açısı oluşturup ters ayağıyla gol atma… Kanat oyuncu tek pozisyon içerisinde bundan daha fazla ne yapabilir ki? Anlattığım pozisyonları hemen hemen her maç deniyor. Roma’da oynadığı maçlardan söz etmek istemedim. Şimdilik orada henüz istenilen seviyede değil. Oradaki hem oyun hem de oyuncu yapısı ona pek uygun değil. Yazıyı birkaç ay sonra yazmış olsaydım daha fazla izleme şansım olacağı için onları da eklerdim. Yanlış bilmiyorsam ligde bu sezon sadece 2 maçta ilk 11 başladı. Henüz Ajax’taki gibi düzenli oynamaya başlamadığı için bu sezona göre değerlendirmek istemedim.

Zayıf Yönleri

Günümüz kanat oyuncularının tek bölgeye doğru kapanıp, kısılmaması gerekiyor. Eğer daha fazla süre almak istiyorsanız her iki kanatta da çok iyi olmalısınız. Kluivert sol kanatta çok iyi oynuyor ancak sağ kanada geçince birçok özelliğini kaybediyor. Kanatlar değişse de oyuna etkisi bu kadar değişmemeli. Sol kanatta oynayınca goller peş peşe geliyor ancak sağ kanada geçince bırakın gol atmayı şut bile çekmiyor. Sağ tarafta olunca ilk tercihi pas oluyor.

Kluivert bu seneye kadar fiziksel anlamda yeterince iyi değildi. Böyle olunca ikili mücadelelerde ayakta kalmakta zorlanıyordu. Roma’da izleyince gördüm ki bu konuda çalışıyor, gelişme var ancak daha fazla olmalı. Kadrodaki alternatifleri de düşününce üst sıralara çıkması için bu özellik çok önemli.

Kanat oyuncularında gördüğümüz eksiklik Kluivert’ta da var. Hücum oyuncusu olmak sadece hücumda rol almak değildir. Takım halinde savunma ve hücum yapmak çok önemlidir. Serie A’da kanatlar hayli fazla kullanılır. Yani kenarları savunmak için ekstra katkı şarttır. Dolayısıyla Kluivert’ın sol kanatta oynadığını düşünürsek arkadaki Kolarov’a mutlaka yardım etmesi gerekir. Kolarov 33 yaşında ve ileri çıkmayı çok seven bir oyuncu. Yaşından dolayı eskisi gibi geriye hemen gelemiyor. Kluivert’ın mutlak surette savunma yönünü güçlendirmesi gerekiyor.

Nasıl Verimli Olur

Her zaman söylediğim bir şey vardır. Sahadaki tercihler önemlidir ancak saha dışındaki tercihler çok daha önemlidir. Kluivert neden Roma’ya geldi, hiç anlamadım. Sol kanatta El Shaarawy ve Perotti sakat veya cezalı değilse ilk onlar oynar. Di Francesco’nun oyun tarzını düşünürsek Perotti ona pek uymuyor. Ancak onu gönderirse City’nin Milner’da yaptığı hatanın benzerini yapar. Benim elimde Milner ve Perotti gibi oyuncular olsa düşünmeden onları kadroya yazarım ve gitmemeleri için her şeyi yaparım. Her zaman aynı standartlarda oynayan oyuncular bulmak çok zordur. Belki El Shaarawy sağ kanada geçerse Kluivert’ın önü açılabilir. Öyle olursa da milli oyuncumuza kulübe yolu gözüküyor. Belki de önümüzdeki maçlarda bunu göreceğiz. Cengiz’in olmadığı düzende takım nasıl olur? Cengiz’in başka takımlar tarafından izlendiği söyleniyor. O satılırsa Roma ne kazanır ne kaybeder bunu test edecektir. Bana kalırsa Cengiz’in kendi performansını yükseltebilmesi için takımda kalması şart. Çünkü eksik yönlerini pek geliştiremedi. Ancak Cengiz gitmezse Kluivert’ın 11’e girmesi zor gözüküyor. Aklınıza şu soru gelebilir: Cengiz sağda Kluivert solda oynasa olmaz mı? Kağıt üzerinde güzel gözüküyor ancak bu ikili hücumda anlaşamaz. Neres ile Cengiz’in oyun tarzı çok farklı. Neres paylaşmayı, servis yapmayı seven biri. Cengiz için aynı şeyleri söyleyemem. Kaldı ki bu ikili kanatlarda oynarsa beklere kim yardım edecek? Kluivert arkasında Kolarov ile değil de defansif anlamda onu daha çok rahatlatacak bir bekle oynarsa verimliliği artar.

Potansiyeli

Bence Ajax’tan gitmek için çok acele etti. Bir sezon daha kalsaydı kendini ispatlardı. Şu kadro yapısında Roma’da değil de oynama şansı daha yüksek olan bir kulüpte kiralık olarak oynaması onun için daha iyi olur. Bunu derken Kluivert’ın seviyesi düşük demiyorum. Seviyesinin ne kadar iyi olduğu göstermesi gerekir. Her ne kadar Ajax’ta başarılı olsanız da Roma’da, Serie A’da ve buna benzer yerlerde oynamak çok zordur. Depay’ın gittiği yola bakalım. Birden United’ın 7 numarası oldu ancak tutunamadı. Lyon’a gitti ve bu sezon Avrupa’nın en iyi oyuncularından biri oldu. Buna benzer bir hareket oyuncuyu aşağıya çekmez, yukarı iter.

About Ahmet Nazır

Futbol ağırlıklı sporun her dalında eğitici ve eğlenceli yazılar yazar. İletişim: ahmetnazir@topsuzoyun.com

Check Also

“SÜRECE GÜVEN” | Philadelphia 76ers

Allen Iversonlar, Moses Malonlar, Julius Ervingler, Wilt Chamberlainler kimler geldi kimler geçti bu takımdan… Çok ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/