18 Ekim 2019, Cuma

Washington Wizards | 5-11

Bu yazımızda Doğu Konferansı’nın kadro kalitesi olarak en güçlü takımlarından olan ama bir türlü beklenen seviyeye ulaşamayan Washington Wizards’ı kaleme alacağız.

Wizards sezona 5-11 derecesiyle girdi ve şu an için tüm NBA’de 25. sırada.

Tek tek oyuncuları ele aldığımızda aslında bu kadronun ne kadar kaliteli bir kadro olduğunu söyleyebilir ve kendi kendimize “Neden bir Doğu hatta bir NBA finali yapmasın bu takım?” sorusunu sorabiliriz diye düşünüyorum. Wall ligin en süratli adamı ve çok iyi bir delici. Beal kusursuz bir tamamlayıcı. Hem şutör olarak oynayabilen hem de oyun kurabilen bir 2 numara, aynı zamanda gayet de iyi bir savunmacı. Otto Porter Jr. modern bir kanat oyuncusu. Şutu var, enfes savunmacı ve yavaş yavaş oyununu da geliştiriyor.

Dwight Howard -her ne kadar 2018 NBA’ine uymasa ve bazı özellikleri erozyona uğramış olsa da- bu takıma önemli katkı verebilecek bir isim, ribaund ve pick&roll’den sonra içeriye devrilip pota çevresinde bitirme gibi.

Markieff Morris, Tomas Satoranskt, Kelly Oubre, Jeff Green ve Austin Rivers gibi de çok iyi rol oyuncuları var takımda.

 

Kadroya şöyle bir bakınca “Daha ne olsun?” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak basketbolun içerisinde oyuncu kalitesinden bile daha değerli bir şey var: kimya.

Son birkaç sezondur Beal ve Wall’un birbirlerini çok da sevmedikleri yazılıp çiziliyor. Sanırım bu sıkıntı, an itibariyle doruk noktasına ulaşmış durumda, en azından saha içinde. Kimse birbiri veya koçu için oynamak istemiyor, tam konsantrasyon ile sahaya çıkmıyor ve bazı oyuncular kendi istatistiklerini yukarıya çekmek için oynuyor (Wall ve Beal’in söylediklerine göre). Takımdaşlık adına hiçbir şey yok bu takımda. Hoş, saha içindeki sorunlar da bu sezon başlamadı. Geçtiğimiz sezon JJ Barea’nın Wall hakkında söyledikleri ve Gortat’ın attığı tweeti hatırlıyoruz.

2017-18 sezonunda Washington, Wall ile ve Wall olmadan bambaşka bir oyun oynuyordu. Wall varken onun etrafında şekillenen ve neredeyse tamamen Wall’un kararlarına kalan takım; Wall yokken çok daha akıcı, çok daha keyif veren ve tam bir takım oyunu oynayan bir karaktere bürünüyordu.

Geçen sezon ortasında Wizards ile alakalı istatistiklere bakarken bir fark dikkatimi çekmişti. Başkent temsilcisi Wall varken maç başına 23.2 asist ve 281.7 pas yapıyordu. Wall sakatken ise maç başına 31.7 asist ve 322.3 pas ortalamaları tutturmuşlardı(geçen sezon Şubat dönemindeki istatistikler bunlar). Wall’suz Wizards her ne kadar daha fazla keyif verse de, kadronun çıtasının düşük olduğunu görebiliyorduk. Bu takım için başarı formülü belliydi: Wall’suz düzene Wall’u ikna etmek. Ancak olmadı ve takım normal sezonu 8. sırada bitirip ilk turda Doğu lideri Toronto’ya 6 maç sonunda elenerek sezonu kapattı.

Şimdi gelelim bu sezona. Bu sezon ise Wall ile sorun yaşayan Gortat gönderilip yerine Austin Rivers alındı. Sonrasında ise bu takıma Dwight Howard ve Jeff Green gibi 2 tane veteran oyuncu katıldı.

Kağıt üzerinde kadro daha da güçlendi denilebilir. Rivers benchten gelip skor katkısı verebilen, Beal ve Wall’un üzerindeki yükü hafifletebilecek bir guard. Jeff Green, her perdeyi switch yapmak istediğinizde size bu konuda yardımcı olabilecek (kafası maçtayken) iyi bir savunmacı, tempo yapmanıza yardımcı olabilecek bir forvet/uzun.

Dwight Howard’ın neler getirebileceğini ise yukarıda belirttik.

Bu 3 oyuncu da kağıt üzerinde çok iyi hamle gibi gözüküyor. Ancak şöyle bir durum var, özellikle Howard ve Green işler yolunda gitmediğinde, işleri daha da berbat edebilecek isimler. Bu takıma çeki düzen verecek, ağabeylik yapacak karakterler değiller maalesef. Hal böyle olunca Wizards’taki sorunlar daha da büyüyerek devam etti. Mesela maç önü selamlaşmalar, rakibe mola aldıran basketlerden sonra bile takımdaki kimya sorunlarını görebiliyorsunuz.

Takım o kadar dağınık ve maçtan kopuk ki, Dallas maçında 2 defa mola dönüşünde Dwight Howard ve Jeff Green yüzü dönük bir oyunla kaldırıp orta mesafe attılar. Ben, dünyanın en kötü basketbol koçunun bile moladan böyle bir set ile döneceğine ihtimal vermiyorum. Scottie Brooks’u beğenmiyorum açıkçası ancak mevcut şartlara baktığım zaman, ortaya çıkan sonuçları da ona yıkamıyorum doğrusu. Brooks hakkında şunu söyleyebiliriz belki: olaylar bu raddeye gelmeden engelleyemez miydin takım içi problemleri?

Açıkçası geçen sezonki Cavs takımına çok benzetiyorum içinde bulundukları durumu. Bu Wizards takımı geçen sezonki Cleveland takımından çok daha potansiyelli ve kaliteli. Ne kadar kaliteli olduklarını aslında birçok maçın içerisindeki 8-10  dakikalık sekanslarda görebiliyoruz. Kafa olarak kendilerini maça verdiklerinde potansiyellerini sahaya yansıtıyorlar ancak dediğim gibi 8-10 (zaman zaman tüm çeyrek) dakikalık sekanslarda gösteriyorlar bunu.

Washington toparlanabilir mi? Evet ancak bunun için yapmaları gereken ilk hamle Wall’u takaslamak olmalı. Takaslayabileceklerini, ya da en azından kısmen de olsa değerini karşılayabilecek bir takas paketiyle karşılarına çıkacak bir takım olduğunu düşünmüyorum. Zira tüm lig Wall’un ne kadar problemli bir karakter olduğunu biliyor ve kulüp yöneticilerinin takımın geleceğini böyle bir karaktere teslim etmekten kaçınacaklarını düşünüyorum.

Bir ihtimal daha var, o da Phoenix mi dersin?

About Fethi Çakmak

Check Also

Armaya Adanan Hayat: BEKİR ÇINAR

  15 Aralık 1995 Belçikalı Jean-Marc Bosman, Avrupa Adalet Divanı’na açtığı davayı kazandı. Bu karara göre ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/