8 Nisan 2020, Çarşamba

Zirveden düşüşe doğru: Carmelo Anthony

2000’li yılların istisnasız en iyi skorerlerinden biriydi Melo. Bilekleri şut atmak için yaratılmış gibiydi. Post up üzerinden orta mesafe bitiriciliği, 3’lük yayı gerisinde ki bitiriciliği, topun adeta alev aldığı maçın son anlarında eli titremeden attığı basketler ve pozisyonuna göre fazlasıyla üst olan ribaund sezgisi ile o dönemin NBA seyircisini etkisi altına almıştı Melo. Carmelo’nun muazzam olduğu konuların yanında zayıf olduğu konular da var tabiki. Bunların başında savunma geliyor. Melo kariyeri boyunca açıkça söylemek gerekirse kötü bir savunmacı oldu. Çünkü enerjisini hep hücum oyunlarına harcıyordu. Fakat zayıf olduğu bir konu daha var ki yazının içeriği çoğunlukla bu konu üzerine olacak. Melo maalesef 2010’lu yıllardan sonra kademe kademe değişikliğe uğrayan modern NBA Basketboluna ayak uyduramadı, oyun stilini şekillendiremedi. Ve böyle olmasından ötürü Melo günümüzde Portland Trail Blazers da garanti olmayan bir kontrat ile ortalama seviye bir oyuncu standardında kariyerine devam ediyor. Bu yazımda Carmelo Anthony’nin kariyeri ile beraber bu noktalara nasıl geldiğini anlatacağım.

Oak Hill Academy vs. SVSM: Genç Melo lisede Genç Kral’ın karşısında

 Sene 2002. Günümüzde Kral olarak anılan ve sadece basketbol değil, sporcu olarak da tarihin en iyileri arasında olan LeBron James, lisede iken de fazlaca adı duyulmuş bir oyuncuydu ki direk liseden NBA arenasına adım atan nadir basketbolculardandır. Oak Hill lisesinin skoreri Melo ile SVSM lisesinin geleceğe damga vuracak yıldızı LeBron James’in karşılaşacağı bu maç ülkenin uluslararası televizyonundan canlı yayınlandı. Bir çok otoriteye göre hala tarihin en rekabet dolu lise maçlarından biri olarak anılır. Maçta King James 36, Melo ise 34 sayı ile izleyicilere mükemmel bir rekabet sundular. Bu karşılaşmada Oak Hill lisesi, SVSM lisesini 72-66 yenmeyi başardı. Bu maç ile beraber Melo, Amerikalı basketbol severlerin yoğun ilgisini üstünde toplamaya başladı.

Syracuse Koleji Dönemi: Adım adım devler arenasına

Genç Melo, 2003 senesinde Syracuse Koleji ile NCAA(Üniversite ligi) kariyerine başladı. Bu arenada göstereceği performans onu asıl hedefi olan devler arenasına, yani NBA’e taşıyacaktı. Melo’nun NCAA kariyeri 1 yıl sürdü ve o yılda Syracuse kolejini şampiyonluğa taşıdı. NCAA kariyerinde 22 sayı 10 ribaund  2 asist ve %45 saha içi şut yüzdesi istatistiklerini yakaladı. Bu bir sene içerisinde bir çok ödüle layık görüldü. Bunlardan en önemli ikisi NCAA Doğu konferansı en iyi oyuncusu ve NCAA All East Team ilk 5 oyuncusuna seçilmesi olmuştu. Lisede dikkat çeken performansları ve Üniversitede elde ettiği başarılar, Melo’nun devler arenasında kendisine yer bulmasını sağladı.

Denver Nuggets Dönemi: Ligi kasıp kavuran genç skorer Melo

Melo, 2003 yazında batı yakası takımı Denver Nuggets tarafından 3.sıradan seçildi. Bu draft aynı zamanda bir çok basketbol sever için tarihin en iyi draftı olarak kabul edilir. İlk senesinden itibaren lig de etkisini göstermeye başlayan Melo 82 maçın hepsinde forma giydi. 36 ortalama dakika oynayarak 21 sayı 6 ribaund 3 asist ortalamalarını tutturdu. Yılın çaylağı sıralamasında Kral’ın arkasında yer aldı.

Nuggets kariyeri için düşüncelerimi açıklamak gerekirse en güzel dönemleri desem abartmış olmam. 2000’li yıllar da oynanan basketbol için yetenekleri diğer oyunculara göre çok üst düzeydi. Özellikle ofansif anlamda bire bir savunması en zor oyunculardan biri olarak kabul edilir. Nuggets maçları son hücum seti eğer maçta ise mutlaka Melo için çizilirdi. Çünkü maçın Clutch anlarında soğukkanlılığını koruyabilen ve maç kazandırabilen oyuncuların başında geliyordu. Nuggets kariyeri boyunca hep takımın lideri oldu. Lider olmaya, takımın en çok süre alan oyuncusu olmaya çok alıştı. Bu lider oyuncu olma arzusu ilerisi için kariyerini kötü anlamda etkiledi.

8 sene boyunca Nuggets forması giydi. Bu 8 sene içerisinde 4 kez All-Star seçildi. Nuggets kariyeri boyunca lig de en çok sayı bulan oyuncular arasında oldu. Denver Nuggets kulüp tarihinin en çok skor bulan oyuncusu ünvanı Melo’ya aittir. 2007/2008 Nuggets sezonu en iyi sezonu olarak kabul edilir. 25 sayı 8 ribaund 4 asist ortalamaları yakalamıştır. Tüm bu başarılara karşın Denver Nuggets hiçbir zaman şampiyon olamadı. Melo’nun oynadığı tüm sezonlar da playoff yapan Nuggets yalnızca 2008/2009 senesinde batı yakası konferans finaline kadar yükselebildiler. Bu finalde de seneyi şampiyon olarak noktalayan Kobe Bryant’lı Los Angeles Lakers’a 4-2 kaybettiler. Geriye kalan tüm sezonlar da Nuggets hep ilk turda elendi. Durumdan memnun olmayan Melo ile takımın arası yavaş yavaş buz tutmaya başladı. NBA oyuncularının en büyük motivasyonu şampiyon olmaktır. Bu başarı MVP ödülünden de daha önemlidir. Özellikle bu durum kariyerinin zirvesinde olan Süperstarlar için daha çok geçerlidir. Nuggets ile şampiyon olamayacağını düşünen Melo 2010/2011 sezonunun ortasında Nuggets’dan takasını istedi. NBA’in en köklü takımlarından biri olan New York Knicks’e 2011 yılında takas edildi.

New York Knicks Dönemi: NBA’in olgunlaşan skoreri Melo

Melo 2011 yılı kış döneminde takas yoluyla Knicks kadrosuna geldi ve kariyerine yeni bir sayfa açtı. Knicks kariyerine 26 sayı 7 ribaund 3 asisit ile görkemli bir başlangıç yaptı. O dönemde kötü sezonlar geçiren Knicks kadrosunu epey sağlama aldı. Amare Stoudemire, Chauncey Billups gibi yıldızlar Melo ile beraber kadroya dahil edilmişti. Hedef tabiki de şampiyonluktu. İlk sene Playoff ilk turunda Boston Celtics’e 4-0 yenildiler.

Knicks kariyeri Nuggets kariyerinden farklı bir performans sergilemedi. Bireysel perfomansı bu dönemde de çok üst seviyedeydi. Fakat Knicks kadrosu hiçbir zaman bekleneni veremedi. Hep normal sezon takımı görüntüsü çizdiler. Melo’nun takımda kaldığı 7 sezon boyunca yalnızca 3 kez Playoff yapabildiler ve sadece 2012-2013 döneminde doğu konferansı yarı finaline kadar çıkabildiler. Onda da Boston Celtics’e 4-2 elenmekten kurtulamadılar. Diğer iki sezonda da tahmin edebileceğiniz üzere ilk turda süpürüldüler. 2014-2015 döneminden sonra takım iyice zayıflamaya başladı. Amare Stoudemire yaşlanınca ve Billups takımdan ayrılınca Melo, Nuggets döneminde olduğu gibi tek süperstar olarak takımda kaldı ve diğer Knicks dönemlerinde de hiçbir başarı sağlanamadı.

Kariyerinin en iyi maçını, 2014 sezonunda günümüzde ismi Charlotte Hornets olan, o zaman ki ismiyle Charlotte Bobcats’e karşı 62 sayı 13 ribaund ile oynamıştır. Bu maç hala youtube üzerinden basketbol severler tarafından sıkça izlenir. Tarihin en iyi bireysel performansları arasındadır.

2017 sezonu henüz başlamadan 2 oyuncu karşılığında 2010 lu dönemlerin başarılı takımlarından Oklahoma City Thunder’a takaslandı.

Oklahoma City Thunder Dönemi: Alfaların savaşı

 2017 yılı henüz başlamadan Oklahoma City Thunder’a takaslanan Melo, büyük beklentilerle karşılandı. Russell Westbrook, Paul George ve üstüne takıma Carmelo Anthony ekleniyor. O dönemde NBA’in en büyük Big Three’si kuruldu diyenler bile olmuştu. Bir çok basketbol sever, büyük bir heyecanla bu üçlünün zaferlerle geçecek sezonlarını bekliyordu.

Ama takımda önemli bir soru işareti hakimdi. Bu takıma kim liderlik edecekti? Senelerce Thunder da oynamış, özellikle Kevin Durant Golden State Warriors’a gittikten sonra takımda ipleri eline almış ve taraftar tarafından çok sevilen ve ayrıca Thunder tarihinin ilk ve tek MVP’si Russell Westbrook mu , Indıana Pacers da senelerce liderlik yapmış ve kariyerinin görkemli dönemlerini geçirmeye hazırlanan Paul George mu , yoksa gittiği iki takımda da yıllarca takımın lideri ve en iyi oyuncusu olmuş, başarıya delicesine aç, olgun bir süperstar olan Carmelo Anthony mi? Bu üç oyuncuyu bilen okuyucular neden böyle bir başlık attığımı iyi anlayacaklardır. Bireysel yetenekleri çok üst düzey. Fakat özellikle NBA Basketbolu’nun değişmesiyle beraber top paylaşımının önemi oldukça arttı. Bu üç alfa oyuncunun saha içi uyum sağlamaları takım adına çok önemliydi. İçlerinden sadece birinin lider olması gerekiyordu.

Melo, Thunder da yalnızca bir sezon geçirdi ve kariyerinin ilk ciddi düşüşü bu sezonda oldu. Knicks ile son sezonunda 22 sayı 6 ribaund 3 asist ortalamaları ile oynayan Melo, Thunder da 16 sayı 5 ribaund 1 asist ortalamalarını tutturabildi. Bir çok basketbol sever bu üçlüden büyük bir etki bekliyordu. Fakat bekledikleri deyim yerindeyse suya düştü. Takım kimyası adeta çakıldı, koç Bill Donovan ile Melo hiç anlaşamadılar. Melo, takımda 3.adam olmayı hiç kabullenemedi. Nitekim Thunder playoff yapmasına rağmen playoff ilk turunda Utah Jazz’e elenmekten kurtulamadı. Bu playoff turu Melo’nun en azından şu zamana kadar için son playoff’u olacaktı. 11 sayı 5 ribaund 0.3 asist ortalamalarını tutturabildi.

2018 yazında Thunder tarafından 2 oyuncu ve draft seçimi hakkı karşılığında Atlanta Hawks’a takas edildi. Takastan 5 gün sonra Hawks Melo’yu serbest bıraktı. Yaklaşık 1 hafta sonra Houston Rockets Melo ile anlaşmaya vardı ve kadrosuna dahil etti.

Houston Rockets Dönemi: Melo’nun kariyerinin en zor dönemi

Oklahoma City Thunder ile kötü geçen bir sezondan sonra Melo, Houston Rockets ile eski performansına geri dönebileceğini umuyordu. Fakat herşeyin daha da kötüleşeceğini kimse tahmin etmiyordu. Açıkça söylemek gerekirse Houston Rockets Melo’nun gidebileceği en kötü takımdı bence. Çünkü Melo, kariyeri boyunca her zaman skorer kimliği ile öne çıkan bir oyuncuydu. 2019 Houston Rockets takımı ligin en iyi ofansif takımıydı ve takım da skor üretebilecek çok fazla isim vardı ve daha da önemlisi takım da günümüzde oynadığı Basketbol ile rakiplerine kabusları yaşatan James Harden takımın lideriydi. Rockets, lig de oyunu en hızlı oynayan takımlardan biridir. Melo maalesef bu hıza hiç ayak uyduramadı. Post up üzerinden sayılar, 24 saniyenin tamamını kullanmak. Bu dönemin artık sonuna gelinmişti. Ayrıca Melo artık yaşlandığını ve rolünün biraz daha kısıtlanması gerektiğinin bir türlü farkına varamadı. 30 dakikadan aşağıda süre almak istemedi, kenardan gelip 6.adam olma rolünü benimseyemedi. Bu sebeplerden ötürü ilk 10 maçın sonunda Melo, Rockets tarafından serbest bırakıldı. 10 maçlık Rockets kariyerinde 13 sayı 5 ribaund ortalamalarını tutturdu. Sezon boyunca hiçbir takım onu kadrosunda düşünmedi. Yaz ayında bile NBA in bir alt kademesi olan G-League oyuncuları NBA takımlarından kontrat alırken Melo, hiçbir takımın aklının ucundan bile geçmedi. Geçmemesinin belli bir sebebi vardı tabiki. Takımlardan maksimum kontrat istiyordu. Fakat doğal olarak hiçbir takım 34 yaşına gelmiş ve eski performansından uzaklaşmış veteran bir oyuncuya maksimum kontrat vermek istemez. Melo NBA oyuncuları tarafından çok fazla sevildiği için oyuncular bu duruma sosyal medya üzerinden tepkiler gösterdi. Melo’nun takımsız kalması dünya basketbolunun gündeminde bir süre yer aldı.

Melo, 19 Kasım 2019 da garanti olmayan bir kontratla Portland Trail Blazers kadrosuna dahil edildi. Neyse ki maksimum kontrat inadını kırabilmiş. Umarım kariyerinin son demlerinde Melo’yu çok daha iyi şekilde görürüz. Eski günlerinden enstantaneler sunacağından fazlasıyla eminim.

About Koray Sunay

Check Also

Maç Analizi | Göztepe 2-2 Fenerbahçe

Süper Lig’in 13.haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Göztepe ile 2-2 berabere kaldı.    Vedat Muriqi’in sakatlıktan yeni ...

https://www.casinometropolgirisyap.com/ https://www.casino-maxi.xyz/